Gençlerden

 

Şükrü KARACA

Ötüken Neşriyat, İstanbul
2017
Sayfa:144,
ISBN: 978-605-155-53-00

Hazırlayan
Elmas KARAMAN*

Kıymetli eserimiz Ötüken Yayınevinden çıkmış olup 144 sayfadan oluşan kısa bir romandır. Kitap tasarımı da içeriği gibi oldukça masumane ve iç doldurucudur.

1956 yılında Tokat’ın Reşadiye’ye bağlı Kabalı Köyü’nde dünyaya gelen yazarımız eser içerisinde olayların gerçekleştiği köyün de kendi doğduğu köy olduğunu okuyucuya derin derin hissettiriyor. Şükrü Karaca’nın ilk göz ağrısı olup hatta edebiyat dünyamız adına verdiği tek romandır. 1990 Yılında ilk basımı yapılan eserin 2017 yılı ocak ayı itibariyle 4. Baskısına ulaşmıştır. Eser 1989 yılında da Türkiye Yazarlar Birliğince ‘’Yılın Romanı’’ ödülünü almaya layık görülmüştür. Romanımızı biçimsel olarak ele aldığımız zaman konu ile alakalı uygun 11 başlıkta toplanmış olup ve son olarak da yazarımız Şükrü Karaca’nın kızı Gamze Karaca’ ya ait düşüncelere yer verilen bir bölümden oluşmaktadır.

Eseri genel anlamda, içerik olarak ele aldığımızda bir Cengiz Aytmatov’un Beyaz Gemisi ve daha yakınlardan, Anadolu’dan İmdat Avşar’ın kıymetli eseri Soğuk Rüya’nın içtenliğini, eserlerdeki çocuk karakterlerinin dünyaya kendi gözlerinden bakıp masumane dünyalarını ortaya koyan bir tat bırakıyor okuyucunun damağında. Belli ki bu sefer karakterimiz birebir yazarımızın kendisi.

Romanımızın giriş kısımlarında ve ara kısımlarda ilginç ve soyut betimlemelere yer verilmiş ki bu romanımızı daha çok içselleştirmiş.

Küçük bir Anadolu köyünde yaşamını devam ettirmeye ve devam ettirirken de etrafta olan bitenlere kendi penceresinden bir yorum getiren Kepenek adlı çocuk…

Olaylara dünyayı algılayabildiğince güzel yorumlar getiriyor. Sık sık okuyucuyu gülümseten düşünceleri, hüzünlendiren durumları…

Eserdeki olaylar olağan olaylar fakat hangi devirde olursanız olun bu Anadolu topraklarında yetişmişseniz toprağını bile havası gibi içine çekmişseniz, düşüp kalkmışsanız bu romanda kendinize ait bir şeyler bulamamanız imkânsız gibi…

Diyorsunuz ki;

“O kiraz ağacının altında toplanıp mahalledeki yaşıtları ile çocukluğunu geçiren ben…”

“Daha doğru düzgün hayatı anlamlandırmaya çalışırken 9 yaşında babasını kaybeden ben…”

“Ve hayatında hiç ölüm görmemiş ve ölümün ne demek olduğunu kavrayamamışken, cenaze kalabalığını anlamlandıramamışken bu olayların içine düşen ben…”

Ve nicelerini bulabileceğiniz bir eser…

“… Sonra geri dönüp geldi. Ters çevrilmiş kazanlara, yerlere yayılmış ıslak bez parçalarına, ortalığa atılmış kapkara ökselere baktı kaldı. Ölünün kokusuyla karışmış bir sabun kokusu harmanı doldurmuştu…”(s.24)

* Konya Selçuk Üniversitesi, Veteriner Fakültesi Öğrencisi

Güncel Yazılar

Abdülkadir İLGEN
Ahmet HAMİDİ Metin GÖRGÜNER
Ahmet URFALI
Ali Alper ÇETİN
Ali GEZGİNCİ
Ali Rıza ÖZDEMİR
Ayşe SAMİHA
Ceyhan DÜZGÜN
Erol GÖKA
Esat ARSLAN
Fatih AKMAN
Hasan Fevzi BATIREL
Hasip SAYGILI
Hüseyin BAŞARAN
İbrahim BAYKAN
İbrahim ÇETİNTAŞ
İhsan KURT
Kenan EROĞLU
Kutlu Kağan DALKILIÇ
Mehmet MAKSUDOĞLU
Mehmet Saffet SARIKAYA
Metin SAVAŞ
Mevlüt UYANIK
Mustafa DELİKURT
Mustafa Kadir ATASOY
Mustafa TEZEL
Necdet BAYRAKTAROĞLU
Nurullah ÇETİN
Ömer AĞAÇLI
Orhan ARSLAN
Şahver ÇELİKOĞLU
Sait BAŞER
Suzan ÇATALOLUK
Turgut GÜLER
Yahya Sezai TEZEL

Medeniyet Tasavvuru

Ali BARDAKOĞLU
Dilaver SELVİ
Ernur GENÇ
Erol CİHANGİR
Erol TURAN
Fatih ERTUGAY
Gülgün YAZICI
Halil İNALCIK
Hasan OCAK
John WALBRIDGE
Mehmet ATAY
Mert GÖKIRMAK
Mevlüt UYANIK
Muhammed DAĞ
Mustafa ARSLAN
Mustafa TALAS
Ramazan ACUN
Şaban ÖZ
Şafak URAL
Serhat KÜÇÜK
Yahya Kemal TAŞTAN

Tavsiye Edilen Bağlantılar

Bize Yazın

SAYAÇ

7816773