Haber - Yorum
Pazartesi, 13 Kasım 2017 10:26

Son 15 Yılda İki Kez Kaçırdığımız Tren

"Önce Avrupa Birliği üyeliğine en yakın olduğumuz dönemde sonra da likiditenin bol olduğu, dış finansman sorunu çekmediğimiz bir dönemde yapamadığımız yapısal reformları şimdi işlerin tersine döndüğü bu dönemde yapabilir miyiz? Ne yazık ki çok zor görünüyor."

*****

Bu yazı, Sayın Mehfi EĞİLMEZ'in Kendime Yazılar isimli yayınağından alınmıştır

Dr. Mahfi EĞİLMEZ

Son 15 yılda tren bizim beklediğimiz istasyona iki kez geldi. İlkinde 2001 krizinin yaralarını sarmış, bütçe açığı, kamu borç yükü ve bankacılık gibi üç alanda önemli reformlar yaparak 2005 yılında Avrupa Birliği ile tam üyelik müzakerelerine başlamıştık. Bu olumlu ivme ile enflasyon düşmeye, faizler gerilemeye, büyüme hızı artmaya, risk primi gerilemeye başlamıştı. O zamana kadar gelen yabancı sermaye miktarından fazlası bir yıl içinde gelmeye başlamış, AB üyeliğine 2010 yılında mı 2011 yılında mı gireceğimiz konusunda iddialara girilir olmuştu. Yapmamız gereken tek şey eğitim, hukuk, vergi, dış açığı dengeleyecek yatırımların teşviki gibi alanlarda tıpkı bütçe, kamu borç yükü ve bankacılık alanında yaptığımız reformların benzerlerini yaparak yapısal reformları tamamlamaktı. Bunları gerçekleştirecek adımları atabilsek istasyona gelen trene binebilecektik. Ne var ki tren bizim beklediğimiz istasyona geldiğinde biz iç salonda uyuyorduk. Tren gitti.

Sonra küresel kriz çıktı. Önce ABD, sonra İngiltere, Avrupa ve Japonya dünyayı paraya boğdu. Piyasaya sürdükleri paralar bizim gibi daha yüksek faiz veren veya daha fazla getiri vaat eden ülkelere aktı. Likidite öylesine bollaştı ki dış finansman bulmakta zorluk çeken ekonomiler rahat rahat finansman buldular. Bu finansman bolluğuna bir de petrol fiyatlarındaki düşüş eşlik etti. Böylece bizim gibi enerji ithalatçısı ülkeler bir yandan bol ve ucuz dış finansmana erişirken bir yandan da düşen cari açığın avantajını kullandılar. İşte o dönemde de yapmamız gereken tek şey 2005 yılından itibaren yapmamız gereken şeydi: Eğitim, hukuk, vergi, dış açığı dengeleyecek yatırımların teşviki gibi alanlarda yapısal reformlara girişmek....

Bunları yapabilsek istasyona ikinci kez gelen trene biner başımız rahat giderdik. Ne yazık ki yine iç salonda uyuya kalmıştık. Tren yine gitmişti.

Bu tren bir daha bu istasyona gelir mi bilinmiyor. Tarifeli bir tren değil çünkü bu. Uyumadan beklemek gerekiyor.

Önümüzdeki dönem artık finansman bulmanın pek kolay olmayacağı bir dönem olacak gibi görünüyor. Böyle bir dönemde artık yapısal reformların yapılması öyle kolay değil. Aslına bakarsanız vergi, teşvikler gibi konularda yapısal reformdan ne anladığımız konusunda daha kolay uzlaşma sağlamak mümkünken eğitim ve hukuk alanında bu o kadar kolay değil. Eğitimde yapısal reform denilince kimimiz bilimsel, objektif, inanç etkilerinden uzak eğitimi anlıyoruz, kimimiz tam tersini. Hukuk reformu denilince kimimiz bağımsız yargıyı anlıyoruz, kimimiz bambaşka şeyleri. Kuvvetler ayrımı konusunda bile aynı noktada buluşamıyoruz. Böyle bir ortamda yapısal reformu nasıl yapacağız? Bu durumda hepimizin ortak olarak benzer şeyleri anladığımız ekonomi alanındaki reformlarla işe başlamaktan başka çare yok.

Artık işler tersine dönüyor. Fed, artık faiz artırımı dönemine girdi. Üstelik çoktan sonlandırdığı parasal genişlemeyi Ekim ayından başlayarak sıkılaştırmaya döndürdü ve üç ayda bir artan miktarlarla devam edecek bilanço küçültmeye dayalı bir parasal sıkılaştırma dönemine girdi. Bu, dünyaya dağılmış olan Dolarların artık buralardan çıkıp ABD’ye geri döneceği anlamına geliyor. Avrupa Merkez Bankası, parasal genişlemeyi tedrici olarak bitirme aşamasına doğru ilerliyor. Ardından o da Fed gibi parasal sıkılaştırma ve faiz artırımı operasyonuna girişecek. Bugün değilse yarın, yarın değilse öbür gün.

Önce Avrupa Birliği üyeliğine en yakın olduğumuz dönemde sonra da likiditenin bol olduğu, dış finansman sorunu çekmediğimiz bir dönemde yapamadığımız yapısal reformları şimdi işlerin tersine döndüğü bu dönemde yapabilir miyiz? Ne yazık ki çok zor görünüyor.

MAHFİ EĞİLMEZ'İN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

---------------------------------------------------

Kaynak: http://www.mahfiegilmez.com/2017/10/son-15-ylda-iki-kez-kacrdgmz-tren.html ; 19.10.2017

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun.

Haber-Yorum

Diğer Yazılar

Güncel Yazılar

Ahmet URFALI
Esat ARSLAN
Fatih KOCAOĞLU
Hasan Fevzi BATIREL
Hasip SAYGILI
Hilmiye KETENCİ
Hüzeyme Yeşim KOÇAK
İbrahim BAYKAN
İbrahim ÇETİNTAŞ
Kenan EROĞLU
Kutlu Kağan DALKILIÇ
Mehmet DEMİRCİ
Mehmet MAKSUDOĞLU
Mehmet Saffet SARIKAYA
Metin AKGÜN
Mevlüt UYANIK
Mustafa DELİKURT
Mustafa Kadir ATASOY
Necdet BAYRAKTAROĞLU
Nuh Muaz KAPAN
Nuri CİVELEK
Ömer AĞAÇLI
Orhan ARSLAN
Şahver ÇELİKOĞLU
Sait BAŞER
Sait EBİNÇ
Sevil DAĞCI
Turgut GÜLER

Medeniyet Tasavvuru

Ahmet Erhan ŞEKERCİ
Ali KÖSE
Ali Rıza SAKLI
Demokaan DEMİREL
Durmuş HOCAOĞLU
Elif Nur BOZER ve Ahmet KURNAZ
Ercan YILDIRIM
Ernur GENÇ
Harun ŞAHİN
Harun Talha AYANOĞLU
Hasan Basri KARTAL
Hasan ONAT
İbrahim GÜRSES
Lütfi ŞEYBAN
Mehmet Akif OKUR
Mualla SELÇUK
Nihat KEKLİK
Serdar UĞURLU ve Kaan YILMAZ
Şerif MARDİN
Ülker AKKUTAY

Tavsiye Edilen Bağlantılar

Bize Yazın

SAYAÇ

6824974