Duyuru-Aktivite

Mehmet Oz 8

 

Bilindiği üzere, Türk ve İslam medeniyeti tarihi, ilmî ve dinî hürriyete dayalı hoşgörülü uygulamalarla öne çıkan, en aykırı görüş sahiplerinin bile kendilerini rahatça ifade edebildiği ve görüşlerini çekinmeden ortaya attıkları örnek bir ilim geleneğine sahiptir.

İslam medeniyetinin ilmî zenginliğinin temel dayanağının; din, vicdan ve fikir hürriyeti olduğu ve hakikatin hiç kimsenin veya grubun tekelinde olmadığı herkesin malumudur. Ne var ki, son günlerde ülkemizin din alanında ilim üretme merkezi olan ilahiyat fakültelerinin ve buradaki bazı öğretim üyelerinin, tamamen ilmî mülahazalarla, ilmî ortamlarda savundukları, her zaman tartışılabilir mahiyetteki fikirleri açısından hedef tahtasına konulması ve karalanması üzüntü vericidir.

Din dilinin bu şekilde bazı dinî gruplarca istismar edilmek suretiyle şiddet, ötekileştirme, küfür, tehdit, kin, hukuk tanımazlık ve hedef gösterme tarzındaki bir dile evrilmesi, kaygı verecek düzeye gelmiştir.

Unutulmamalıdır ki, ilmî meselelere çözüm aranacak yerler, yine ilmî mahfiller ve ilmî söylemlerdir. Akademik alan, yapısı gereği; yenilikçi, sorgulayıcı, çözümleyici ve önüne gelen her bilgiye eleştirel bakması gereken hür bir alandır. İslam düşüncesinin zengin mirası buna dayanmaktadır.

Akademi ve ilmî araştırmanın yerini hizipçilik, ideolojik savunuculuk, dogmatizm, geçmişin ve geleneklerin kutsanması, tekfircilik ve hakikat tekelciliği alırsa bu tür ortamlarda ilim üretilemeyeceği ve bundan da sonuç olarak toplum barışı değil karmaşa çıkacağı aşikârdır.

Pakistan, İran ve Osmanlı Devleti’ni uzun süre meşgul eden Kadızadeliler gibi tarihteki ve günümüzdeki bazı olumsuz örnekler, bize ders olmalıdır. Ayrıca, günümüzde bazı irili ufaklı dinî grupların sosyal medya vasıtasıyla Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne yönelik tekfirci söylemlerini de göz önünde bulundurduğumuzda, ülkemizdeki din anlayışının selefî bir din anlayışına doğru yönlendirilmeye çalışıldığı konusunda birtakım tehlike işaretleri dikkati çekmektedir.

Sorumluluk ve aklıselim sahibi ilim adamlarımız, dünyanın ve ülkemizin yaşadığı manevi sıkıntılar ve maruz kaldığımız aşırılıklar karşısında basın yayın dünyasının bütün organlarında yapılan paylaşımlar ve kullanılan söylemler konusunda da dikkat ve özen gösterilmesi gerektiğinin bilincindedir.

Geçmişte yaşamış büyük âlimlerimizin ortaya koyduğu yorumları ve çözümleri, olduğu gibi bugüne taşımak sadece ilmî değil, sosyolojik ve psikolojik açıdan imkânsız olduğu gibi bizatihi geçmiş ulemanın metotlarına da aykırıdır. Bu açıdan, akademik çalışmaların, akademik tartışmaların; ülkemizin, kültür ve medeniyetimizin geleceği açısından hayati önemi haiz olduğunu bir kez daha hatırlatır; bir ilim, irfan ve kültür ocağı olma vazifesini üstlenmiş Türk Ocakları olarak fikir hürriyeti hususuna ve selefî evrilmeye bilhassa dikkat edilmesini, kamuoyuna saygıyla arz ederiz.

Medeniyet Tasavvuru

Mehmet BULUT
Ahlak ve İktisat

Tavsiye Edilen Bağlantılar

Bize Yazın

SAYAÇ

19681964