Gençlerden

Nur Sena SATIL

Herodotos’un hayatı üzerine elimizde pek fazla kaynak bulunmamaktadır. İ.Ö (?) 484 (Kendi yazdığına göre ‘’Pers Savaşı’ndan hemen önce’’)[1] -İ.Ö 430 – 420 yılları arasında yaşadığı düşünülmektedir. Elimizde yalnızca Suidas’ın kısa tanıtma yazısı[2], Byzans’lı Stephanos’un sakladığı mezar taşı yazıtı [3], Eusebios’un bir yazısı[4] ve toparlanmayan birkaç belge bu kaynaklar içerisinde yer alır. Herodotos dokuz kitaplık tarihi yazarken oldukça mütevazi davranıp, kendisinden az bahsedip, eserine ağırlık vermiştir. Çağının töresine uyarak eserini ‘’Halikarnaslı Herodotos araştırmalarını kamuya sunar’’ şeklinde imzalamıştır.Herodotos’a ‘’Tarihin Babası’’ ünvanı Marcus Tillius Cicero tarafından verilmiştir.[5]

Suidas tanıtma yazısı bir sözlük maddesinde Herodotos’dan şu şekilde bahsetmiştir:

‘’Herodotos, Lyxes ve Dryo’nun oğlu, Halikarnassos’ta yüksek tabakadan doğma, Theodoros adında bir erkek kardeşi vardı. Artemisia’nın ikinci halefi Lygdamis yüzünden Halikarnos’tan kaçıp Samos’a yerleşti. Samos’ta  İoncasını ilerletti, Pers kralı Kyros ve Lydia kralı Kandaules çağlarıyla başlayan dokuz kitaplık bir tarih yazdı. Halikarnos’a döndüğü zaman tyranı devirdi, ama politika çekememezlikleri karşısında kendi isteğiyle çıktı ve o sırada Atinalıların kurmakta oldukları Thurium’da yerleşti. Orada öldü. Mezarı orada agoradadır. Pella’da öldüğünü söyleyenler de vardır. Eserinin kitapları Musa’ların adlarını taşır.’’[6]

Byzans’lı Stephanos ise sözlüğünün Thurium maddesinde Herodotos’tan şu şekilde bahseder: ’’Bu toprak Lyxes oğlu Herodotos’un kemiklerini örtmektedir; İon tarihçilerinin prensi Dor topraklarında doğmuştu. Yurttaşlarının saldırılarına dayanamayarak kaçmış ve Thurium’u ikinci yurdu yapmıştır.’’

Eusebios ise; ‘’Tarihçi Herodotos’un İ.Ö 468-467 yıllarında tanınmaya başladığını’’ söylemektedir.[7]

Herodotos’un nereye ne zaman gittiği bilinmez ve aynı zamanda Herodotos eserlerini belirli bir kronolojik sıraya göre yazmamıştır. Tarihin Baabası Herodotos büyük keşif  yolculuklarına Samos’ta (Ege bölgesinde bir ada) çıkmıştır. Oradan Kyrene (Libya’da bulunan Antik Yunan şehri)’e ulaşıp, Karadeniz bölgesine gidebileceği düşünülmektedir. Sonraları ise Pers makamlarının sağladıkları yararlardan faydalanarak bu imparatorluğun birçok bölgesini, Lydia, Media, İran’ı ve Mısır’a kadar gelmiş ve denizci tüccarların ülkesi Fenikeye gelmiş ve burayı da gezmiştir.

Aynı zamanda şunu da söyleyebiliriz ki Herodotos, tüm gezdiği yerleri büyük bir merakla ve ilgiyle gezmiş, gittiği her yerde o bölgenin ileri gelen kişileriyle sohbet edip, yine o bölgede yaşayan halkın ağzından olayları dinleyip kaydetmiştir.

Herodotos’un yazdığı ünlü eseri ‘’Historia’’[8] yı ele alacak olursak ; Herodotos kitaba şu sözlerle başlar: ‘’ Bu, Halikarnassos’lu Herodotos’un kamuya sunduğu araştırmadır. İnsanoğlunun yaptıkları zamanla unutulmasın ve gerek Yunanlıların, gerekse Barbarların meydana getirdikleri harikalar bir gün adsız kalmasın, tek amacı budur; bunlar birbirleriyle neden dövüşürlerdi diye merakta kalınmasın.’’ şeklinde kısa bir görüş belirtmiştir.

Kitaba gelicek olursak; Eser dokuz kitabın biraraya getirilmesinden oluşmaktadır ve günümüze tüm metinleri tam olarak ulaşmıştır.

Birinci kitap Klio, ikinci kitap Euterpe, üçüncü kitap Thalia, dördüncü kitap Melpomene, beşinci kitap Terpsikhore, altıncı kitap Erato, yedinci kitap Polymnia, sekizinci kitap Urania ve dokuzuncu kitap Kalliope ‘dir.

Kitapta, Persler ve Yunanlıların birbirine düşmesinden, Mısırlılardan ve onların ölü gömme adetleri, piramitlerinden, Pers – Mısır savaşlarından, Arabistan ve Hindistandan bahseder. İskitlerden ‘’Skyth’’ olarak bahseden Herodotos, onları ‘’hayalet atllılar’’ olarak tanımlamıştır. Aynı zamanda Amazonlar ve nasıl ortaya çıktıkları hakkında da bilgi verir.

Genel bir ifadeyle sonuçlandıracak olursak Herodotos, Batı tarih yazımının babası olmuş ve kitabının girişinde bahsettiği gibi günümüze kadar gelen eseri sayesinde olaylar neden-sonuç ilişkisi içersinde değerlendirilebilmiştir. Bizler de tarih biliminin ve bilincinin bu şekilde aktarılmasını ,dünün ve bugünün farkında olunmasını temenni ediyoruz.

KAYNAKLAR 

1-Herodotos, Herotodos Tarihi, (çev: Müntekim Ökmen), Türkiye İş Bankası Yayınları,   İstanbul, 2002

2- Smith,Martin-Seymour, Yüzyılların 100 Kitabı,(Çev. Özden Arıkan), Boyner Holding Yayınları, İstanbul, 2000

 DİPNOTLAR

[1] Smith,Martin-Seymour, Yüzyılların 100 Kitabı,(Çev. Özden Arıkan), Boyner Holding Yayınları, İstanbul, 2000

[2] ‘’Suda’’ ya da ‘’Souda’’ olarak adlandırılan eser, Suidas isimli bir yazar tarafından 10.y.y’da yazılmış olup, Antik Akdeniz hakkında bilgi veren ansiklopedidir.  

[3] Stephanos Byzantinus, ‘’Ethnica’’ adlı önemli bir coğrafya eserinin yazarıdır.

[4] 265-280 yılları arasındaki Kayseri piskoposudur. ‘’Kilise Tarihi’’ adlı eseri yazmıştır ve aynı zamanda Hristiyan tarihi’nin kurucusu olarak kabul edilir.

[5] Cicero, M.Ö 106 – M.Ö 43 yılları arasında yaşamış Romalı hukukçu, filozof ve hatiptir.

[6] Kitaplara Musa adlarını koyanlar İskenderiyeli eleştiricilerdir.

[7] Bu kanıdan doğum yılına yaklaşık olarak varılabilir.

[8] Eser günümüzde bu isimle geçse de ‘’Halikarnassos’lu Herodotos Tarihi’’ ya da ‘’ Her Biri Musa Adı Taşıyan Dokuz Kitabı’’ şeklinde de bilinmektedir.

Medeniyet Tasavvuru

Zeki Salih ZENGİN
İslam, Ahlâk ve Etik
Serdar UĞURLU
Eski Türklerin Dini

Tavsiye Edilen Bağlantılar

Bize Yazın

SAYAÇ

25710832