Gençlerden
Şeyma ŞENER
 
Günümüzde beklenmedik bir anda meydana gelen ve büyük kayıplara sebebiyet veren salgın hastalık "corona" diğer adıyla covid19, deyimi yerindeyse çığ gibi büyüyor. Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan virüs tüm dünyayı etkisi altına almış durumda ve ülkelerin başta demografik ve ekonomik yapısını olumsuz yönde etkilemektedir. Tüm dünya Çin'in kaynağı olan virüs nedeniyle evinden çıkamıyor. Her şey bir kenara her ülkede hemen hemen her gün corona virüsü nedeniyle ciddi kayıplar veriliyor.   
 
Tarih tekerrür ediyordu ve dünya tarihinde de benzer salgın hastalıklar yaşanmış olup bir çok insanın ölümüne neden olduğu muhakkaktır. Dünya tarihinin en büyük salgınlarından olan "kara ölüm" diğer adıyla "veba" salgını (1347-51) yılları arasında Fransa başta olmak üzere diğer Avrupa ülkelerinde etkili olmuş ve yayılarak yaklaşık iki yüz milyon kişinin ölümüne neden olmuştur. Orta çağ Avrupası'nda kediler şeytanın simgesi olarak görülüyor kötülüklere neden olduğu düşünülüyordu. Avrupalılar bu dönemde papalarının da iznini alarak kedileri çuvallara koyup göllere, derelere atıyor veya toplu hâlde yakıyordu. Bu olay veba salgınının ortaya çıkmasıyla ortadan kalkmıştır. Veba salgınının taşıyıcı olarak bilinen fareler, kediler sayesinde azalınca kedilere olan düşmanlık bitmiş bilhassa artık kediler evcilleştirilmiştir.  
 
Bu dönemde Avrupalı tüccarlar mallarını kurtarmak için uğraşmış, aristokrat kesim ihtişamlı evlerini korumaya çalışmış, fakir ve köylü kesim ise kiliselerin yolunu tutup Tanrı'ya yalvarıp dua etmişlerdir. Kimse bilime ve tıp âlimlerine güvenmemiş riâyet etmemiştir. Bilim adamları dinsiz olmakla suçlanmıştır. Veba salgını döneminde yapılan en büyük yanlışlardan biri de Avrupalı insanların bu hastalığın sudan kaynaklandığını düşünmesi idi. Suyun derinin gözenekleri açarak vücuda sızdığını, mikroplara yol açtığını zannediyorlar idi. Bundan dolayı insanlar temizlikten korkar olmuş içime su girer kaygısıyla banyoya girmez olmuşlar ve temizlenmedikleri için salgın büyümüş ölümler giderek artmıştı. Banyolar, hamamlar kapatılmış, pislik artmış böylelikle salgın tamamen yayılmıştı.
 
Dünya tarihinde meydana gelen diğer önemli salgın hastalıklardan biri de "Yeni dünya çiçek salgını "1502 yılında baş göstermiş 56 milyon insanın ölümüne neden olmuştur.15. yüzyılda seyreden salgın, Avrupalılar'ın yeni kıtalar keşfetmesi sonucu, Amerika kıtasında yaşayan yerliler ile kâşiflerin beraberinde getirdikleri bakteri ve virüs ile bu salgın giderek yayılmıştır.
 
Dünya tarihinde yaşanmış diğer büyük salgın üçüncü veba salgınıdır. 1885 yılında ortaya çıkmış ve yaklaşık 12 milyon insanın ölümüne sebebiyet vermiştir. 18. asırda yaşanan bu salgın nedeniyle ülkemizin nadide kentlerinden biri olan İzmir Urla'da "Karantina Adası" oluşturulmuştur. Burada sıkı önlemler alınmıştır. Ülkeye giriş yapan gemiler karantina adasına yanaşırve yolcular indirildiği gibi soyunma odalarına alınır, kıyafetler izole edilen fîle sepetlere konulurmuş. Bunun sonrasında sıcak hava içeren döner dolap sistemiyle dezenfeksiyon işlemine girermiş. Yolcuların bavulları ve kıyafetleri 120 ℃sıcaklıkta buhar kazanında sterilize edildiği için ıslanmıyor ve yolcular hemen eşyalarını giyebiliyormuş.  Yolculara takunya ve peştemal verilip duş alanında yıkanmaları sağlanırmış. 
 
Temizlenen yolcular doktor muayenesine girer imiş. Doktor hasta olanları ve sağlıklı olanları ayırırmış. Yedi gün mürettebat gözlem altında kaldıktan sonra, geminin şehre yanaşmasına izin verilirmiş. Geçmişte yaşanan bu önlemler için tarihin tekerrür ettiğini ve günümüzde de aynı tedbirlerin alındığını söyleyebiliriz. 
 
Geçmişi çok daha eskiye dayanan diğer bir salgın ise 639 yılında Hz. Ömer ( r.a) döneminde ortaya çıkan "Amvas veba salgını" Suriye bölgesindeki Müslümanlar 'ın faaliyetlerini ciddi anlamda etkilemişti. 20.000 'den fazla insanın ölümüne sebebiyet vermiştir. Bu dönemde de salgın ekonomiyi etkilemiş ve kıtlık yaşanmıştır.
 
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'  in (s.a.v) yaşadığı dönem 627 yılında "Şirevehy" adı verilen bir salgın ortaya çıkmıştır. Bu salgın Sasaniler'in başkenti Medain'de görülmüştür. Hz. Muhammed salgın hastalığın yayılması üzerine bir hâdis-i şerifînde şöyle buyurur: "Bir yerde veba salgınının çıkması hâlinde oraya gidilmemesini, oradakilerinde oradan ayrılmamasını tavsiye eder." (Buhârî, "Tıb", 30).
 
Günümüzde yaşanan salgın için de bu tavsiyeler geçerlidir ve uygulanmalıdır.
 
Îbn Cerir'in "El -Muntazam" adlı eserinde anlattığına göre hicretin 69. senesinde (miladî:683) Basra'da veba salgını baş göstermişti. Basralılardan çok az sayıda insan kalmıştı. Çoğu insan ölmüştü. 
 
Çağımızda meydana gelen salgın dünya eğlencelerine saplanan insanlık için çok sarsıcı ve uyarıcı olduğu kadar yaşama akışkanlıklarımızı kökünden değiştirecek kadar etkilidir. "Yeryüünde gezip araştırın da elçilerimizi yalanlayan ümmetlerin feci sonlarını görün ." (16/36) âyetinde belirtildiği gibi Allah geçmişte günahları nedeniyle; Sodom Gomore, Eyke, Lût ve Semûd kavimlerini salgın, deprem v.b. afetler ile helâk etmiştir. 
Bir milletin topyekûn yok olması zalimleşmesi ve iyilerin kötülüklere boyun eğmesi, susması, mücadele etmemesinden dolayıdır. Bunu düşünmeye ve bugün ki yaşanan zor zamanlarda kendi iç dünyamıza dönüp davranış ve düşüncelerimize çeki düzen vermemizi umuyorum... 
 
Kaynakça: 
'Georges Vigarello, Temiz ve Kirli Orta Çağ'dan Günümüze Vücut Bakımının Tarihi .'
İbn Kesîr, Ebû'l - Fidâ İsmail B. Ömer, B. Kesir ed- dımeşkî (Ö.774/1374).

Medeniyet Tasavvuru

Tavsiye Edilen Bağlantılar

Bize Yazın

SAYAÇ

32790722