Güncel Yazılar

Turgut GÜLER

Âsaf Tugay’ın İbret[1] isimli eseri, Sultan İkinci Abdülhamîd’e verilmiş jurnalleri anlatıyor. Hakîkaten adına yaraşan bir eser. Hem jurnallerin muhtevâsı, hem de jurnalcilerin hüviyetleri tam ibretlik…

Meselâ, Londra Büyükeçiliği’nde müsteşar olan Abdülhak Hâmid’in – mevcut vazîfe ve maaşına ilâve – 5.000 kuruş karşılığında Manchester Şehbenderliği’ni isteyen jurnali, böyle ibret-nümâ sahîfelerden. Londra’dan ayrılmadan ve günümüzün moda tâbiriyle, fahrî konsolos gibi davranarak, hâl-i hazırdaki maaşına 5.000 kuruş ilâve istemesi, Şâir-i Âzâm’lık şiârından mı sayılmalıdır? Hâmid’in, bu talebine gerekçe olarak gösterdiği ise, Manchester’deki Ermeni teşkilâtlanması. Oradaki Ermeniler, Türk Devleti aleyhine teşkilâtlanıyorlarmış. Londra Sefâreti, İngiltere’deki bütün Türk temsîlciliklerinin en büyük makâmıdır ve Manchester Şehbenderliği de buraya bağlıdır. Şimdi, Hâmid, Londra Sefâreti Müsteşârı sıfatıyla, Manchester’deki hangi Ermeni teşkilâtlanmasına engel olamamıştır da, şehrin şehbenderliğine tâlib oluyor ve bu tehlikeyi önlemeye niyet ediyor? Alacağı para dışında hiçbir maksadı ve açıklaması bulunmayan bu hareket, Hâmid’in san’at albümünde leke izi bırakır mı? Cevâbı umûmun vicdânında saklı…

Yeri geldiğinde, Sultan Hamîd’e – küfür dâhil – her türlü seviyesiz lâfları gönderenler, vaktiyle bu jurnalcilik mesleğini icrâ etmişler ise, ortaya çıkan perhîz ve turşu vaziyetini nasıl îzâh edersiniz?

San’at târîhi ve arkeoloji çalışmalarının öncü isimlerinden Celâl Esad (Arseven)’ın adını jurnal yazıcıları arasında görmek, doğrusu şaşırtıcı oluyor. Lâkin bu husûsda ibret zirvesi yapan biri var ki, bu milletin târîhi ve tâlihi adına esef rüzgârı estiriyor. Bu jurnalci, Emanuel Karaso (Karasu) adını taşıyor. Yıllar sonra, Sultan Hamîd’i hal’ eden karârı Hâkân’a bildirme vazîfesini alan hey’et içindeki Yahûdî Karasu, meğer sicilli jurnalcilerdenmiş. Onun, Sultan Abdülhamîd’e arz-ı ubûdiyet bildiren cümleleri, insan nesli adına, okuyanın yüzünü kızartacak, bir dalkavukluk, şahsiyetsizlik nümûnesi.

İbret’i okuyunca, jurnal edebiyâtı yapanların, hakîkatte pek koyu birer jurnalci olduğunu görüyorsunuz. Siyâsî, edebî ve akademik çevrelerin nice sivrilmiş ismini, jurnalciler listesinde görünce, ne kadar isâbetsiz bir maârif sistemimiz olduğunu bir def’â daha anlıyorsunuz.

Acaba, Sultan İkinci Abdülhamîd, bu jurnal âdetini, insanların karakterlerini mihekk taşına vurmak için mi îcâd etti?

Sağda, solda, ötede, beride Sultan Hamîd ve jurnal müessesesi aleyhinde en olmadık sözleri sarf edenlerin ezici çoğunluğu,  saf kan jurnalci arslanlarımızdandır. Aksini iddiâ etmeden, İbret’i okuyunuz. Ama gönül gözünüzü kapatmadan. Normal şartlarda göremediğimiz nice teferruâtı, gönül gözümüz sezer ve keşfeder…

Dipnot

[1] İbret, Abdülhamîd’e Verilen Jurnaller ve Jurnalciler, Jurnalcilerin Tam Listesi-Âsaf Tugay, Okat Yayınevi,    İstanbul, 1962(?) / İbret –cilt 2, Âsaf Tugay, Yörük Matbaası ve Yayınevi, İstanbul,1962

 

Medeniyet Tasavvuru

Tavsiye Edilen Bağlantılar

Bize Yazın

SAYAÇ

18753789