25 Temmuz 2021

Şahver ÇELİKOĞLU

“Kullarım sana Benden sorarlarsa Ben onlara yakınım; Bana duâ ettiği zaman duâ edenin duâsına icâbet ederim (karşılık veririm). (veyâ) Beni çağırdığı zaman Beni çağıranın çağrısına - dâvetine icâbet ederim.” (Bakara, 2/186)

“Kim bana bir karış yaklaşırsa, Ben ona bir kol boyu yaklaşırım. Kim Bana bir kol boyu yaklaşırsa, Ben ona bir kulaç yaklaşırım...” (Buhâri, Müslim) Bu ifâdeler ve benzerlerini duyduğunda, eğer aklına veyâ hayâline, bu yakınlığın maddî bir şey olduğu fikri geliyorsa, mahvolmuşsun demektir. Çünkü... Allah (c.c) madde ve mekândan münezzehtir. Senin şöyle düşünmen gerekir:

Allah Teâlâ'nın sana yakın olması demek:

Sen O'na “hizmet” ile yakınlaşırsın; O sana “rahmet” ile yakınlaşır. Sen O'na “secde” ile yakınlaşırsın; O sana “ikrâmı” ve “lütfu” ile yakınlaşır. Sen O'na “tâat” ile yakınlaşırsın; O sana “o tâata güç yetirebilme başarısını vermek” ile yakınlaşır. Allah Teâlâ (kudsî hadîsde) buyuruyor: “Kullarımın bana yakın olmasını sağlayan en üstün şey onlara farz kıldıklarımı yerine getirmeleridir.” (Buhârî) Yâni, Allah Teâlâ kullarına haber veriyor ki: Allâh'a yakın olmanın yolu “kulluk”tur. Bilindiği gibi kulluğun kapsamı da son derece geniştir.

Allah Teâlâ'nın var olduğunu bilmen ile, O'nu sevmen ile, O'na itaat etmen ile bugün sana yakın olmuşsa, yârın da müşahedesi ve arada vâsıta olmaksızın konuşması ile sana yakın olacaktır. Aslında Allah Teâlâ; her şeye, her şeyden daha yakındır; bir şey O'na başka bir şeyden daha yakın değildir. Allah Teâlâ her şeye, her şeyden daha uzaktır; bir şey O’na başka bir şeyden uzak değildir.

Allah Teâlâ'nın Kuluna Yakınlığı Üç Çeşittir:

1. Umûmî = Genel Yakınlığı: İlim, kudret, irâde... olarak yakınlığıdır. Âyet: “Üçü fısıldaşsa, O, onların dördüncüsüdür.” (Mücâdele, 58/7)

2. Mü'minlere Özel Yakınlığı: Rahmet, iyilik ve lütuf yakınlığıdır. Âyet: “Her nerede olsanız, O sizinle beraberdir.” (Hadid, 57/4)

3. Mukarreblere çok özel yakınlığı: Hıfz (koruma), gözetme, nusret (yardım, zafer), icâbe (duâ ve isteğe cevap verme, kabul etme) yakınlığıdır. Bu yakınlık peygamberler (ve çok büyük velilere) mahsustur. Âyet: “Biz ona şah damarından daha yakınız.” (Kaf, 50/16)

Kulun, Allah Teâlâ'ya Yakınlığı da Üç Çeşittir

1. Beden ile yakınlığı: Vücûdunu Allah yolunda kullanmasıdır. 2. Kalb ile yakınlığı: Tasdik ve îmandır. 3. Rûh ile yakınlığı: Tahkik (yakîn ilmi) ve ihsan (hâli) iledir. Hakîkatte, Allah Teâlâ insana, insanın kendisinden daha yakındır. Her mekânda mevcûddur (hazırdır), hiç bir mekân O'ndan boş değildir, ama O, mekândan ve zamandan münezzehtir, berîdir. Her hangi bir mekân edinmekten yücedir.

Bilinmesi gereken son derece önemli bir husus var ki; Makdisi (k.s) hazretleri şöyle tavsiyede bulunuyor:

Bahsi geçen âyet, hadîs ve sözlerde kullanılan ifâdeler ve ilk bakışta huhûl (girme), nüzûl (inme), birleşme, ayrılma, dokunma, aynı olma gibi vasıflarla (aklımız ve hayâlimize geldiği gibi) Allah Teâlâ vasıflandırılamaz. Düşüncene ve anlayışına böyle bir şeyi karıştırmaktan ve onları şüpheye düşürmekten uzak dur; yoksa mahvolursun.

Şunu hiç unutma: Aklına ve hayâline gelen ne varsa, bil ki Allah Teâlâ; ondan başkadır. Yoksa, sonradan vâr olmuş, fânî ve zelil kul nerede; azamet (büyüklük) sâhibi, ezelî ve ebedi olan Mevlâ nerede?! Hiç kıyas olabilir mi? Aslâ! (Makdisi. Sırların Çözümü ve Hazinelerin Anahtarları. S. 43, 53... ayrıntılı bilgi için bkz:)

Ebû Nasr Serrâc Tûsi (k.s) hazretleri, “el-Lûma” adlı değerli eserinde, muhabbet ehlini üç şıkta ele alıyor ve buyuruyor:

Bu yazarın diğer makaleleri

Bu kategorideki Makalelerden