Güncel Yazılar

 

Nuri GÜRGÜR

51 Müslüman’ın şehit olduğu terör saldırısından önce, Yeni Zelanda başbakanının kim olduğunu pek azımız biliyorduk. Ama artık Yeni Zelanda’nın mükemmel ve güvenilir bir başbakanının olduğunu hemen herkes biliyor.

Şok etkisi yapan bu terör saldırısı karşısında, Yeni Zelanda başta Başbakan Ardern olmak üzere, halkıyla, parlamentosuyla, siyasetçileriyle ve basınıyla dünyaya örnek olacak nitelikte başarılı bir sınav verdi.

Bir süre önce ABD’de yaşayan Pakistan asıllı bir akademisyenin yaptığı araştırmada, Yeni Zelanda’nın dünyada, İslam'ın ahlaki değerlerine uygun tarzda yaşanan ilk üç ülkeden biri olduğu ifade edilmişti. Terör olayı ve sonrasında yaşananlar, bunun doğruluğunu ortaya koydu.

Başbakan Ardern, katliamı öğrenince yaptığı açıklamalarla paniği önledi, şok geçiren Müslümanlar başta olmak üzere, insanlara güven verdi; bazı Batı'lı liderlerin aksine, tereddüt etmeden olayı “terör” olarak nitelendirdi; mağdurlar için, "onlar biziz, bize karşı bu saldırıyı gerçekleştiren şahıs ise bizden değil“ diyerek Müslümanları kucakladı.

Olayı şahsı ve partisi için siyasi bir kazanım vesilesi yapmayı düşünmedi. ”Biz çeşitliliği, iyiliği, merhameti temsil ediyoruz; değerlerimizi paylaşanlara, yurt ihtiyacı duyanlara sığınak oluyoruz. Sizi temin ederim ki bu değerler bu saldırıyla sarsılmayacak. Bu gece öne çıkan ortak değerlerimiz, bu trajediden etkilenen topluluğa şefkatimiz ve desteğimizdir; ikincisi bunu yapan kimselerin ideolojisini en kuvvetli şekilde kınamaktır. O teröristlere diyoruz ki siz bizi seçmiş olabilirsiniz; ama biz sizi külliyen ret ve mahkûm ediyoruz”.

 Başbakan Ardern, Müslümanlara desteğini daha anlamlı ve güçlü göstermek için başörtüsü taktı. Binlerce Yeni Zelanda'lı kadın da aynı şeyi yaptı. Saldırının yapıldığı camiye gelerek cemaatin yanında yer alıp, TV’den yayınlanan ezanı birlikte dinlediler.

Parlamento’daki tablo da harikaydı. Başbakan salona bütün dinlerin temsilcileriyle birlikte girdi ve konuşmasına “Essalamun Aleyküm” diyerek başladı ve “O’nun adını telaffuz ettiğimi duymayacaksınız. O bir terörist, O bir suçlu, O bir aşırılıkçı. Şöhret olmayı istedi ama ona hiç bir şey vermeyeceğiz” dedi. İlk andan itibaren sergilediği samimi, kararlı, kucaklayıcı ve vakur duruşuyla bütün dünyaya ders niteliğinde tarihi bir mesaj vermiş oldu.

Her olayı siyasi rant ve kazanım vesilesi yapmaya çalışan, karşıtlarını en ağır şekilde suçlayıp şeytanlaştıran, kaybetmemek için bütün değerleri insafsızca kullanan, popülist siyasetçilerin çoğunlukta olduğu günümüzde Jacinda Ardern’lerin sayısı keşke artsa; dünyamız hem daha huzurlu olur hem de toplumu sanal düşmanlarla korkutup yerini korumak isteyen muhteris politikacılar meydandan çekildikçe esas gündem konularının konuşulacağı bir zemin oluşur.

------------

Türk Ocakları Önceki Genel Başkanı, İşadamı, Yazar

Medeniyet Tasavvuru

Faruk Sümer
Oğuzlar

Tavsiye Edilen Bağlantılar

Bize Yazın

SAYAÇ

15314238