27 Haziran 2022

A. Yağmur TUNALI

Tunceli'nin ismini Dersim olarak değiştirmek isteyen densize hükûmet cenahından bir şey denmemesinin sebebi seçimler mi acaba?

Diğer ittifak mensuplarına terörist ortağı denen 31 Mart'tan sonra bu ağız ve tavır değişikliği olacak iş mi?

Ne o akıl almaz suçlamayı, -ne suçlaması apaçık iftira- yapsaydık, ne de terör destekçilerine bu şirin görünmeyi..

Bunlar yanlış üstüne yanlışlardır.

Yapmayın efendiler!

Bir "çözüm süreci" dediniz, 754 cana ve milyarlara mal oldu.

Henüz Türkiye bunları doğru dürüst konuşmadı.

Şehirler altüst oldu.

Daha vahimi terörcüler büyük mesafe katetti.

Yaygarası devam eden 1937 dersim olayının yüzlerce katı güç uygulamak zorunda kaldık.

Evet vahim ötesi neticeler de yaşadık.

Görmüyor musunuz, Hadep'in oyları herşeye rağmen düşmüyor?!

Bu o "çözüm süreci"nin geri döndürülmesi en zor sonuçlarından biri.

Terörcülere yüz yıllık mesafe aldıran bu gibi hareketlerdir.

Nurşin, Dersim.. derken hâkimiyeti paylaşmak zorunda kalırsınız.

Bize çok zarar verir, o açık.

Ancak...

Bu güneydoğulu kardeşlerimiz ve bölge için felaket olur.

Aklımızı başımıza devşirelim!

Hakka hukuka sonuna kadar riayet edelim.

Bu hepimiz için aynıdır.

Yalnız, bu yaşadığımız ve yeniden yaşanmasından endişe ettiğimiz süreçler hak hukuk meselesi değildir.

Düpedüz bölünme getirir.

Çok sancılar çekilir.

Düşmana hizmettir.

Gaflet devam ederse sonunun nereye varacağı bellidir.

Devlet ve millet gibi hareket etmeye mecburuz.

Unutmayalım!

Tarih bize bunu ihtar ediyor!

Not:

Bu sadece bir isim değiştirme değildir.

Tarihi isimlere dönülmesi uygun görülebilir.

Onu gerekirse devlet yapar, ama bu şartlarda değil.

Esasen isim değiştirmek olağanüstü durumlarda mazur görülebilir.

Durup dururken değiştirilmez.

Cumhuriyetle çok isim değişikliği olması anlaşılabilir.

Üç kıtadaki topraklarını kaybetmiş ve millî devlet kurmak isteyen bir Türkiye buna bir bakıma mecburdu.

Korunma ve koruma refleksi hâkimdi.

Bugün, çok yönlü planın bir parçası isim değiştirmedir.

Dediğimizi yapacaksınız dayatması yine kapımızdadır.

Onun için bu sadece bir isim değiştirme değildir.

Karşı çıkılması bundan dolayı önemlidir.

Yoksa tarihî isimlere dönülebilir.

Daha 70 sene evvel Hattat Hamid imzasını Hâmid-i Âmidî diye atıyordu.

Kimse de yadırgamıyordu.

Çünkü Diyarbekir de, Âmid de diyorduk.

Tunceli de deriz, Dersim de…

Fakat, tabii şartlarda...

Yazar Hakkında:

A. Yağmur TUNALI

A. Yağmur TUNALI

Yağmur Tunalı,1955 yılında, Kayseri Yahyalı’da doğdu. Orta öğrenimini, Niğde, Kayseri ve Samsun’da; Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde başladığı yüksek öğrenimini, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Fransız Filolojisi’nde tamamladı.

Yazı ve sanat hayatına şiirle başladı. Şiirin yanında,deneme, tenkid,tanıtma ve mensur şiirler yayınladı.Yazdıkları, Türk Edebiyatı, Hisar, Töre, Divan, Türk Dili, Doğuş, Milli Kültür, Milli Eğitim ve Kültür, Ülkü Pınarı, Erguvan,Sözcü, Hamle ve benzeri pek çok dergi ile Tercüman başta olmak üzere çeşitli gazetelerde yayınlandı. Bu yazıları, ciltler dolduracak hacimdedir.

1985’e kadar pek çok derginin kurucuları ve yayınlayıcıları arasında yer aldı.

Başbakanlık bağlı kuruluşlarında basın müşaviri ve yayıncı olarak çalıştı. Kültür Bakanlığı Danışma Kurulları’nda görev aldı.

12 Eylül öncesinde,bir grup arkadaşıyla profesyonel anlayışta bir tiyatroyu kurup üç yıl yönettiler.

Yağmur Tunalı,1986 yılında TRT’ye intisab etmesinden itibaren, daha çok radyo ve televizyon için yazdı. Metin Yazarı, Senarist, Sunucu, Yapımcı ve Yönetmen olarak 3000’den fazla programa imza attı.
 
Çok sayıda makalesi ve yayımlanmış kitapları vardır.