8 Aralık 2022

Turgut GÜLER

Türkçe, kendi târîhi ve milleti önünde, böylesine boynu bükük duruma, birden düşmedi. Çok iyi hazırlanmış bir senaryo içinde, bilerek veya bilmeyerek hepimiz rol aldık. Sonunda, öyle bir yere geldik ki, ilerisi uçurum. Aşağıya bakmak için cesârete ihtiyâcımız var... Onu da futbola havâle ediyoruz.

Memleketin bütün mühim işlerini bir kenâra bıraktık, varsa-yoksa futbolla meşgûlüz. Tevâzû ve haddini bilme ocaklarını, pey sürerek imhâ ettik. Fâtih Sultan Mehmed’in tâlihsiz şehzâdesi Cem’in, sanki bugünkü futbol kazanı kaynayan maslahat kaosunu, kelime darbeleriyle tablolaştıran mısrâları, ister-istemez hâtıra geliyor:

“Rif’at istersen eğer Mihr-i Cihân-ârâ gibi

Sür yüzün her gün yere, eyle tenezzül mâ gibi.”

Hikmet dolu bu söz istîfi, “su”medeniyetini tek başına temsîl eden bir milletin, bugün “su”dan nasıl uzakta kaldığını da, mânidâr şekilde gözler önüne seriyor.

İkrâm edilen bir bardak suyu içtikten sonra, karşımızdakine: 

“Su gibi azîz ol!”

deriz ya. 

İşte o misâl, kültür havuzumuzda biriken hazîne, dâimâ “su”ile istiâreye çalışılmıştır. Çünkü su, “azîz”lik makâmına, “yere yüz sürerek”ulaşmıştır. Fuzûlî’nin şiirdeki şâhikalarından “Su Kasîdesi”ndeki:

“Hâk-i pâyine yetem der ömrlerdir muttasıl

“Başını taşdan taşa urup gezer âvâre su.”

beyti, tesâdüfen de olsa, Cem Sultan patentlidir.

Eskiden, insan âyârını ölçmeye yarayan birtakım muâmeleler olurmuş. Meselâ, Ziyâ Paşa’nın:

“Bed-mâye olan anlaşılır meclis-i meyde

İşret, güher-i âdemi temyîze mihekkdir.”

deyişi, böyle bir muâmeleyi anlatmak maksadına yöneliktir.

Çınar gibi uzun ömürlü ağaçların, kökleri üzerinde ve gölgelerinde cereyân eden hâdiseleri kaydetme imkânları olsaydı, herhâlde çok kıymetli mâlûmâta ulaşırdık. Belki de, târîh ilminin mesâî yekûnu, yarı yarıya azalır, kısalırdı.

Yazar Hakkında:

Turgut GÜLER

Turgut GÜLER

1951 yılında Afyonkarahisâr’ın Sultandağı ilçe­sine bağlı Dort (bugünkü Doğancık) köyünde doğdu. Âilesi, 1959 Ocağında Aydın’ın Horsunlu kasabasına yerleşti. İlkokulu orada, Ortaokulu Kuyucak’da okudu. İki hafta kadar Nazilli Li­sesi’ne devâm ettikten sonra, Nazilli Öğretmen Okulu’na girdi. Bu okulun ikinci sınıfını bitirdiği 1968 yılında, İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu Hazırlık Lisesi’ne kaydoldu. 1969-1973 yılları arasında, Yüksek Öğretmen Okulu hesâbına, İstanbul Üniversite­si Edebiyât Fakültesi Târîh Bölümü’nde tahsîl gördü.

İstanbul Çapa’daki Yüksek Öğretmen Okulu’nun Kompozis­yon ve Diksiyon Hocası olan Ahmet Kabaklı’nın başkanlığında kurulan Türkiye Edebiyât Cemiyeti’nde, bilâhare bu cemiyetin yayınladığı Türk Edebiyâtı Dergisi’nde vazîfe aldı. Bir tarafdan üniversite tahsîline devâm etti, bir yandan da bahsi geçen der­ginin “mutfak” tâbir edilen hazırlık işlerinde çalıştı. Metin Nuri Samancı’dan sonra da ikinci yazı işleri müdürü oldu (Mart 1973, 15. Sayı). Bu dergide yazı ve şiirleri yayımlandı.

1973 Haziranında üniversiteyi bitirdiğinde, Malatya Mustafa Kemâl Kız Öğretmen Lisesi târîh öğretmenliğine tâyin edildi. Ah­met Kabaklı’nın arzûsu ile bu görevine başlamadı ve İstanbul’da kaldı, Türk Edebiyâtı Dergisi’ndeki mesâîyi sürdürdü. 1975 yı­lında hem Edebiyât Cemiyeti (Bakanlar Kurulu karârıyla Türkiye kelimesi kaldırılmıştı), hem de Türk Edebiyâtı Dergisi, maddî sı­kıntılar yaşadı, dergi yayınına ara verdi. Bunun üzeri­ne, resmî vazîfe isteği ile Millî Eğitim Bakanlığı’na mürâcaat etti.

Van Alparslan Öğretmen Lisesi’nde başlayan târîh öğretmen­liği, Mardin, Kütahya ve Aydın’ın muhtelif okullarında devâm etti. 1984 yılında açılan Aydın Anadolu Lisesi’nin müdürlüğüne getirildi. 1992’de, okulun yeni binâsıyla berâber adı da değişti ve Adnan Menderes Anadolu Lisesi oldu. Bu vazîfede iken, 1999 Ağustosunda emekliye ayrıldı. 2000-2012 yılları arasında, İstan­bul’da, Altan Deliorman’a âit Bayrak Basım-Yayım-Tanıtım’da, yazı ve yayın çalışmalarına katıldı. Yine Altan Deliorman’ın çıkardığı Orkun Dergisi’nde, kendi adı ve müsteâr isimlerle (Yahyâ Bâlî, Husrev Budin, Ertuğrul Söğütlü) yazılar yazdı. İki kızı var.

Yayımlanmış Eserleri: Orhun’dan Tuna’ya Uluğ Türkler, Ötüken Neşriyat, İstanbul, 2014; Takı Taluy Takı Müren (Daha Deniz Daha Irmak), Boğaziçi Yayınları, İstanbul, 2014; Cihângîr Tûğlar-Selîmnâme, Ötüken Neşriyat, İstanbul, 2014; Ejderlerin Beklediği Hazîne, Ötüken Neşriyat, İstanbul, 2015, Şehsüvâr-ı Cihângîr-Fâtihnâme, Ötüken Neşriyat, İstanbul, 2015.

 

Yazarın diğer makalelerinden: