Güncel Yazılar

A. Yağmur TUNALI

Yanlışları kural haline getirmek düzen bırakmaz.

"Gücü yeten yetene düzeni" hâkim olur.

Son yıllarda olanlardan başlayalım:

Seçim kazanan parti lideri "Seçimi kazandım, herşey benim" der.

Kanun-nizam dinlemez olur.

Adamları da ona uyar ve herşeyimiz kapanın elinde kalır.

Sonra biri çıkar, "fiili durumu kanun haline getirelim" der.

Bilek gücü ve gelenin isteği kanunlaşır.

Korsanlığa yol açılır.

Bugün o durumdayız.

Dün de buna benzer durumlar yok muydu?

Vardı ama daha küçük çaplıydı.

Onlar birikti ve son darbe böyle geldi.

Bizde öteden beri herkes kuralları dolanmak için fırsat arar.

Bu yukardakilerde kalmaz, halka başka türlü yayılır.

Dün olanların en fenası, gecekondu ve kamu arazisini işgaldi.

Gerçi bunun dışında bir şey olursa cezasız kalmazdı.

Devlet içinde az çok düzen vardı.

Bürokrasi az çok sağlamdı.

Kurumlar ve kurallar gözetilirdi.

Yani dostlar, yaşarken bunlardan dolayı kıyasıya tenkid ettiğimiz o günler bugüne göre mükemmel sayılırmış.

Şimdi düzen bırakmamış gibiyiz.

Bunu görmezsek işimiz zordur.

Düşünün, güzelim İstanbul artık beton yığını.

Göğü delen binalar tarihi yapıları boğuyor.

Kâbe'nin etrafına gökdelenler diken Suud'un görgüsüzlüğüne benzer bir durum...

"İhanet"in böylesi gözümüzün önünde bağıra bağıra geldi.

Yine düşünün, yıllar içinde imar kurallarına 5 milyon yapıda uymamışız.

Nası olsa af çıkar deyip neredeyse iki kişiden biri kaçak bina yapmış.

Dedikleri de olmuş.

Küçük küçük aflar hep çıkmış

Son imar affı en fenası.

Düşünürsek bunu anlarız.

5 milyon ihlal... kamu ve şahıs hakkı bütün ülkeye yayılmış demektir.

Bu durumda şunu diyecekler olmalıdır:

İmar affı en büyük ahlâksızlığı makul gören bu soygun düzeninin işidir.

Burada dinden imandan bahsedene ancak gülünür.

Çünkü burada hak hukuk ve ahlâk yoktur.

Gavur diyerek beğenmediğimiz ülkelerde bunların biri bile hoş görülmez.

Halk karşı çıkar.

Kanunu nizamı gözetmeyi herkes öğrenmiştir.

Devlet düzenini, kanunları esastan gözetecek Cumhurbaşkanı, hükumet adamları kurallara uymasın, olacak iş değildir.

Kendi parasıyla birine uçak bileti aldıran Cumhurbaşkanı bile o düzende kabul edilmez.

Adam, Almanya Bavyera Cumhurbaşkanı'ydı ve hemen istifa etmek zorunda kaldı, hatırlayın!

Bugün, hilede, sahtecilikte, vurgunda-soygunda hiç olmadığı kadar kötü durumdayız.

Konu binbir örnekle bellidir.

Arada böyle şikâyetler duyulunca edilen sözler de ahlak çöküntüsünü tam olarak gösterir:

Mesela, "İktidardakiler çalıyorlar" deyince, "Öncekiler de çalıyordu." dendiğini duyuyorsanız ahlaksızlık kanıksanmıştır.

Evet, kadınlarımızın saçlarını görüp görmemeye yıllarını veren Türkiye bunu görmüyor.

Kuralları problem edinen yok.

Bir anlayan çıkar da neleri din zannettiğimizi tahlil ederse, yukarda bir kısmını verdiğimiz örneklere bakarak bizi rahatlıkla sapkın görebilir.

Esası kaybediyoruz.

Cuma mesajlarıyla bu sahteciliğin üstünü örtemeyeceğimizi bilmeliyiz.

Medeniyet Tasavvuru

Mehmet BULUT
Ahlak ve İktisat

Tavsiye Edilen Bağlantılar

Bize Yazın

SAYAÇ

19748970