6 Temmuz 2022

Malumunuz olduğu üzere yönetenlerimiz, özellikle coronavirüs sürecinde, ekonomiyi canlandırmak için ev ve araba başta olmak üzere bazı sektörlerden yapılan alışverişler için ucuz kredi uygulaması başlattı. Devlet bankalarının başı çektiği uygulamada faizlerin durumu şöyleydi:

Sıfır konut kredisi faiz oranı: 0.64

İkinci el konut kredisi: 0.74

Sıfır araç kredi faizi: 0.49-0.69

İkinci el araç faizi: 0.82

İhtiyaç kredisi: 1.07

"12 ay geri ödemesiz" imkânı ise bonus.

Aslında açıklamalar, satıcıların, faizlerin düşmesini fırsat bilerek mallarına zam yapmamaları, aksi hâlde ucuz kredilerin onların satışlarında kullanılmasının yasaklanacağı istikametindeydi ama bu açıklamalar fiyatların, vatandaşın ucuz krediden elde edeceği kârın çok üzerine çıkmasına engel olamadı. Olamadı ama satışlar rekorlar kırmaya devam etti.

Peki, vatandaş niçin bu kadar cömert davranıyordu?

Vatandaş, özellikle ev ve araba alırken hesabını şöyle yaptı:

"Kirada oturuyorum. Evet, fiyatlar arttı ama faizin düşük ve sabit, vadenin ise uzun olması taksitleri ödeyebileceğim seviyeye düşürdü. Zararım kadar daha kira ödüyormuşum farz ederim ama sonuçta bir evim olur."

"Borcum var. Evimi bir akrabama veya bir güvendiğime satmış gösteririm ve ucuz krediyi alıp borcumu kapatırım. Sattığım evde kira ödemeden oturmaya devam ederken ucuz kredinin düşük taksitlerini de kira öder gibi öderim."

"Coronavirüs sebebiyle benim ve ailemin mümkün olduğunca diğer insanlarla az temas etmesi gerekiyor/İşim için arabaya ihtiyacım var. Evet, araba fiyatları arttı ama faizin düşük ve sabit, vadenin ise uzun olması taksitleri ödeyebileceğim seviyeye düşürdü."

"Faiz indirimi yönetenlerin baskısıyla gerçekleşen bir indirim, piyasa gerçeklerine uygun değil. Bir taraftan da dolar yükseliyor. Dolayısıyla faizlerin de yükseltilmesinin eli kulağında. Pahalı da almış olsam, kısa süre sonra aldığım ucuza gelecek."

Bir de bankaların "aktif rasyosunun belli bir oranını ucuz kredi olarak vermeleri zorunluluğu" sebebiyle güvendikleri iş insanlarına telefon ederek, bir anlamda onları ikna ederek verdikleri krediler var ki bunların çoğu da arsa başta olmak üzere emlake, dövize, altına ve borsaya gitti. Borsayı bilemem ama arsa alanların kazandığı kesin. Altın ve dövizden kazanıp kazanmadıkları sattıkları gün belli olacak ama bugün itibarıyla aldıkları paranın faizini çoktan çıkardıklarına şüphe yok.

Ben bu yazıyı yazarken -faizler düşürüldükten sadece 3,5 ay sonra- ekrandan şu cümle geçiyordu:

"Merkez Bankası, bugün düzenlediği 16 Eylül vadeli geleneksel yöntemli repo ihalesi ile piyasayı 19 milyar TL fonladı. İhaleye 73 milyar 700 milyon TL teklif gelirken, ortalama bileşik faiz yüzde 11,85, en düşük faiz yüzde 11,79 ve en yüksek faiz yüzde 12,14 seviyesinde gerçekleşti."

Daha kötüsü, serbest piyasada 10 ve 5 yıllık faizlerimiz -şimdilik- yüzde 15'e, 2 yıllık faizimiz yüzde 14'e yaklaştı. Bu demektir ki gelecek 10 yıl boyunca -en az- yüzde 15'ten faiz ödeyeceğiz.

Ekonomi programlarında sıkça vatandaşın "finansal okuryazarlık" konusundaki cehaletinden bahsedilir.

Çoğu "borsa, faiz, döviz" üçgenindeki şeytani para oyunlarını ve teknik tabirleri bilmiyordur belki ama "vatandaşın müthiş faiz hesabını" takdir etmek gerekiyor.

 

Yazar Hakkında:

Ali Osman MOLA

Ali Osman MOLA

Eğitimci, Yönetici, Kurumsal İlişkiler Uzmanı, Editör, Araştırmacı, Yazar

1962 yılında Tosya'da doğdu. Ege Ü Hukuk Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler YO ile Selçuk Ü Eğitim Fakültesi Tarih Bölümünde okudu. 1985-1986 yıllarında Ankara Ü Türk İnkılap Tarihi Enstitüsünde yüksek lisans derslerini tamamladı.

1985-1988 yıllarında Ankara Özel Yükseliş Kolejinde Tarih Öğretmenliği yaptı. 1988-2000 yıllarında ise İstanbul Özel Tercüman Kolejinde Müdür Yardımcılığı görevini yürüttü.

2000-2004 yıllarında Ankara'da Mahalli İdareler İşverenleri Sendikasında (MİS) Genel Sekreter, 2004-2005 yıllarında Konya'da ÇEVPET Geri Dönüşüm Ltd. Şti.nde Mevzuat ve Kurumsal İlişkiler Sorumlusu görevlerinde bulundu.

2006-2012 yıllarında COMART Kurumsal İletişim Hizmetleri Ltd. Şti.nde Araştırmacı ve Yayın Direktörü olarak görev yaptı. Aynı zamanda Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği (ASÜD) ile Bebek Besinleri Sanayicileri Derneğinin (BEBESAD) kuruluşunu gerçekleştirdi ve Genel Koordinatör sıfatıyla yönetimlerini üstlendi.

2014 yılında Türk Ocakları Genel Merkezi Sanat-Edebiyat Kurulu Başkanı oldu. Kuşlukta Yazarlar Topluluğu ve Bala Kitap Topluluğu üyesi.

Çeşitli yardımlaşma ve dayanışma derneklerinde üye ve yönetim kurulu üyesi olarak topluma hizmet etmeye gayret ediyor.

2006'dan sonraki çalışmalarından örnekler:

  • Ülker'in kurucusu “Sabri Ülker’in Hayatı” ile ilgili araştırma. Araştırma, Yazar Hulûsi Turgut tarafından kitaplaştırılarak, "Sabri Ülker'in Hayat Hikâyesi, Akşama Babacığım Unutma Ülker Getir" adıyla 2014'te yayımlandı.
  • Unilever Türk’e ait “Unilever Magazin” adlı kurumsal yayının hazırlanması.
  • Gıdahattı, Süthattı, Cargill Haberler, 4 Mevsim Meyve Suyu dergilerine çeşitli konularda araştırma ve değerlendirme yazıları ile makaleler.
  • Ulusal dergi ve gazetelere "Süt ve Süt ürünleri Sektörü" ile ilgili yazılar.
  • Ulusal televizyon ve radyo programlarına katılım.
  • Türkiye'de ilk defa “Dünya ve Türkiye Süt Endüstrisi Raporu”nun hazırlanması.
  • “Türkiye Süt ve Süt Ürünleri Sektörünün AB Pazarına Girişinin Desteklenmesi Projesi”nin projelendirilmesi (2010) ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı (GTHB) ile birlikte yürütülmesi. (AB, 2012'de Türkiye'den AB'ye süt ve süt ürünleri ihracatı ile ilgili yasağı kaldırdı. Proje, FAO Özel Ödülü’nü aldı).
  • Rusya, Kazakistan, Belarus, Çin, Cezayir ve Güney Afrika Cumhuriyeti'ne Süt ve Süt Ürünleri ihracatı ile ilgili projelerin organizasyonu ve yürütülmesi.
  • D-8 Sanayi Bakanları Toplantısı ile Türk-Arap Sanayi ve İşbirliği Konferansı’na, Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonunu (TGDF) temsilen katılım, ülke sunumun hazırlanması ve sunumu.
  • GTHB, TOBB ve Ulusal Süt Konseyinin (USK) "Süt ve Süt Ürünleri Sektörü" ile ilgili komisyon ve çalışma grupları üyeliği.
  • GTHB-Dünya Bankası iş birliği ile düzenlenen sektör toplantılarında temsilcilik ve sunumlar.
  • International Dairy Federation (IDF) ile ASÜD ilişkilerinin koordinasyonu. İtalya'da düzenlenen "Dünya Süt Zirvesi"ne katılım.
  • Codex Alimentarius Komisyonu Avrupa Koordinasyon Toplantısı'nın ASÜD adına koordinasyonu.

 

Hâlen; Yaşam İçin Gıda, Kırmızılar, Bilim Dili gibi çeşitli web sitelerinde ağırlıklı olarak "tarım ve ekonomi" alanlarında makale ve araştırmaları yayımlanıyor.

Tarım ve Ekonomi alanlarında çeşitli ulusal ve uluslararası toplantılarda kurul üyesi, konuşmacı ve oturum yöneticisi olarak çalışmalarına devam ediyor.