20 Ocak 2022

COVID-19 pandemisinin, ülkemiz için yeniden yüksek tehdit haline gelmesi, vaka sayılarında artışlar olması üzerine hastalığın önlenmesi ya da hafif geçirilmesini sağlar mı, koruyucuı ya da tedavi ecici olur mu düşüncesiyle bazı aşılar gündemimize girdi. Konu meslektaşlarımıza yoğun şekilde danışılıyor. Bir çok hekim arkadaş da konuyla ilgili yorumlar yapıyor.

 

SARS-CoV-2’ye özgün, virus insana bulaştığında hastalık yapma etkisini azaltacak, ortadan kaldıracak aşı, pandeminin sonlanmasını sağlar. Ancak laboratuarlar henüz böylesi bir aşıyı insanda kullanılabilir hale getiremedi. Hayvan deneyleri ve faz 1 aşaması tamamlanan aşı çalışmaları var, tümüyle insan deneylerinin bitmesi ve aşının riskli gruplar için kullanılır hale gelmesi en erken Nisan - Mayıs 2021’i, herkesin kullanabileceği ticari ürüne dönmesi 1 yılı bulabilir görünüyor.

 

SARS-CoV-2’ye özgün aşı zaten pandemiyi bitirecektir.

 

Özgün aşıdan yakın zamanda umut olmayınca, bazı uzmanlar, SARS-CoV-2 ile karşılaşınca kişinin immünsisteminin (bağışıklık siteminin) güçlü bir karşılama yapabilmesine, böylece hastalığın hafif geçmesini sağlanabilmesine katkı sağlayacak bir bağışıklık cevabı geliştirilebilir mi diye halen kullanılan bazı aşıların kombine şekilde insanlara yapılmasının yararlı olabileceğini tartışıyorlar. Tüberküloz aşı yenilenmesi, difteri, tetanoz, inaktif polyo gibi.

 

Bu arada kolay ulaşılabilir ve belli maksatlarla kullanılan “grip” (influenza) aşısı ve “zatürre” (pnömoni) aşısı toplum içinde, özellikle COVID-19 endişesi yüksek olan kişiler arasında yaygın biçimde konuşulmaya başlandı.

Konunun toplum sağlığı ve ekonomik olarak önemli olduğunu düşünüyorum.

 

Soruyu daha net hale getirelim: COVID19’a karşı grip ve zatürre (pnömoni) aşısı olalım mı? Grip ve zatürre aşısı COVID 19’dan 'den korur mu ya da hafif geçirmemizi sağlar mı?

Bazı hekim arkadaşların da soruyu soranlara “her iki aşının yaptırılmasını önerdiklerini” söylüyorlar; buna inanmıyorum.

 

Sırayla konuyu bilimsel zemine alalım:

Grip, etkeni virus olan bir hastalıktır. Kişiden kişiye nefes yoluyla, virüsü içeren damlacıkların geçmesiyle bulaşır. Hastalıkta ölüm oranı yaklaşık 1/1,000’dir. Esas olarak yaşlılarda, bağışıklık sistemini etkileyen hastalığı olanlarda, kronik akciğer veya kalp hastalığı olan kişilerde, gebelerde ölüme neden olabilir. Grip aşısı, öncelikle, grip geçirirken hastanın grip nedenli ölüm riskini azaltmak için yapılır. Grip aşısı, grip olmamızı engellemez, ancak hastalığın hafif geçmesini sağlayabilir. Bu nedenle, grip aşısı, öncelikle yaşlılara (65 yaş üstü), bağışıklık sistemini etkileyen hastalığı olanlara, kronik akciğer veya kalp hastalığı olanlara, gebelere ve bağışıklık sistemini etkileyen ilaçlar kullananlara yapılır. Ayrıca, grip olunca iş gücü azalacağından, iş gücünün etkilenmemesi için grip riski yüksek olan belli gruplara, bankacılara, öğretmenlere, AVM ve büyük mağaza çalışanlarına hastalığın hafif geçmesini sağlamak amacıyla yapılabilir. Bir de influenza salgını olan dönemlerde salgını kırmak için hedefte olan popülasyonlara yapılır.

Grip aşısının koruyuculuğu aşı yapıldıktan 7-15 gün sonra başlar, 6 ay devam eder. Yaşlılarda koruyuculuk süresi daha kısa olabilir.  

 

Grip aşısı, COVID’e karşı etkili değildir.

 

Ama grip aşısı COVID pandemisi sırasında kullanılabilir. Şu maksatla kullanılabilir:

Grip (Influenza) ile COVID aynı anda olursa, influenzanın hafif geçmesini, ölüm riskinin azalmasını sağlamak, böylece iki infeksiyonun sinerjik ölüm riskini grip yönünden azaltmak için.

 

COVID, zatürre (pnömoni) yapıyor ve ağır hastalığı veya ölümü zatürre üzerinden yapıyor. Böyle olunca "zatürre aşısı" kulağa çok cazip geliyor.

 

Zatürre akciğerlerde infeksiyon olması halidir.

 

İnfeksiyon yapan değişik yüzlerce ajan, virüsler, bakteriler, mantarlar zatürre yapabilir.

 

COVID-19 etkeni bir virüstür, yaptığı zatürre de viral zatürredir.

 

İşte “zatürre aşısı”, yani pnömoni aşısı bir bakteri olan Streptococcus pneumonia'nın bazı alt tiplerinin zatürre (pnömoni) yapmasını engellemek için kullanılır (Dikkat edelim COVID etkeni virüstü).

 

Bu bakteri (Streptococcus pneumonia) nedenli zatürreler toplumda sık görülürler, ama sağlıklı, normal kişilerde hem kolay tanınır hem kolay tedavi edilirler, ölüm oranları oldukça düşüktür. Ancak yaşlılarda veya bazı kronik hastalık veya bağışıklık yetersizliği durumlarında bu zatürrenin tedavisi güçleşebilir, ölüm oranı artabilir. Dünyada her yıl 1,600 000 kişi bu bakteri nedeniyle oluşan zatürreden ölmektedir. İşte tam bu grupta, yani riskli kişilerde; 65 yaş üstü yaşlılarda, kronik hastalığı olanlarda veya bağışıklık yetersizliği durumlarında zatürre (pnömoni) aşısı yapılabilir.

 

Konu edilen zatürre aşısının COVID'i önlemek ya da tedavi etmek yönünde bir faydası yoktur. Riskli gruplar dışında önerilmemektedir. Kullanılacak gruplar Sağlık Bakanlığı aşı uygulamaları içinde yer almaktadır. COVID-19 Pandemi döneminde yukarıda sıralanan riskli gruplar dışında zatürre aşısı yaptırılmasına gerek yoktur.   

 

SARS-CoV-2, kendi başına çok özel, kendine özgü bir zatürre (pnömoni) yaparak ölüme sebep olabilir. Bu zatürrenin bakteri zatürreleriyle hiç ilgisi yoktur. COVID olup da uzun süre yoğun bakımda yatanlarda ve özellikle solunum cihazına bağlanalarda, süre uzarsa hastane içi zatürre gelişebilir. Ama o zatürreler de farklı bakterilerle olur. Bugün kullanılan zatürre aşısı o bakterilere etkili değildir.

 

 

Sonuç olarak:

  1. COVID – 19 için önlemlere uyarsak zaten grip hastalığından da korunmuş oluruz.
  2. Normal şartlarda grip aşısı olması gerekenler özelliklerini yukarıda belirttiğimiz riskli grup dışında erişkin ya da çocuk olsun insanlarla teması çok olan kişiler grip aşısı olmalıdır.
  3. Bu dönemde şu kişiler zatürre aşısı olursa yararlı olur:
  • Yaşlılar
  • Engelliler
  • Kronik hastalığı olanlar
  • Bağışıklık sisteminde yetersizlik olanlar
  • Bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkileyen ilaç kullananlar

 

Bu noktada aman dikkat!

Grip aşısı tamam, ama COVID’den korunacağız diye hepimiz pnömoni aşısı olmaya kalkmayalım.

Riskli gruplar bu pnömoni aşısını olsun. Diğerlerine gerek yok.

Memleketimizin kısıtlı imkanlarını bu zor zamanda uluslararası firmalara boş yere akıtmayalım.

 

Bu kategorideki Makalelerden