29 Kasım 2021

Bütün ilahi kaynaklı bilgiler hakikati açıklamışlardır. Son kitap Kur’an, tüm ilahi hakikatları kapsamına almıştır. Kur’an’a bakınca; hakikatin üç konusunu açıkladığını görürüz. Bunlar, Allah, evren ve insan üçlüsüdür.  Bu makalede bu üç konudan insan üzerinde kimi şeyler söylemek istiyorum. İnsan nedir?..

Hakikat konusu öyle zannediyorum ki insanoğlunun aklının işlemeye başladığı günden beri merak edilen ve üzerinde durulan bir konudur. Hakikat asında dinin konusudur. Din dışında hakikat aramak beyhude bir çabadır.

Şu kadar var ki İslam kavramı hakikati temsil eden bir kavramdır. Şunu söylemek gerekir. Hakikati ortaya koymak ile ortaya konulan hakikati anlamaya çalışmak farklı şeylerdir. Hiç bir beşer hakikati ortaya koyamaz. Hakikat, mutlak varlık olan Allah’a aittir. Bu da vahiy kapsamında olanlardan ibarettir. Peygamberlerin asıl misyonu Allah’ın bildirdiği mutlak hakikatları insanlara tebliğ şeklinde bildirmektir.

Bilim, felsefe ve sanat tümüyle beşeri bilgilerdir. Bunların her birinin methodu, hakikate yaklaşımları farklıdır. Ama hepsi de görecelidir. Şu kadar varki mutlak hakikatı din bildirir.

Son Peygamber Hz. Muhammed ile din tamamlanmıştır. Bu bilgiler de Kur’an olmuştur. İnanan insanın yapabileceği tek şey, Kur’an ayetlerini anlamaya çalışmaktır. Bu bağlamda Kur’an, hakikatin üç ana konusun açıklamıştır.

Kur’an baştan başa Allah’ın zatını tanıtır. O’nu isimler, sıfatlar ve fiilleriyle tanıtır. Ve tanıttığı Allah’a nasıl ibadet ve kulluk edileceğinin esaslarını belirtir. Allah’ı bilecek ve O’na kulluk edecek olan ise insandır. Kur’an insanın mahiyeti ve hakikati konusunda çok sayıda ayette bunları açıklar.

İnsan, yaratılmışlar içinde Allah’ın kendine tek muhatap aldığı varlıktır. 51/56 ayet çok açıktır. Bu ayet insanın niçin varedildiğini ortaya koyuyor.” Ben insanları beni bilsinler ve bana ibadet kulluk etsinler diye yarattım.” Sözü insanın asıl misyonunu ifade eder. Şu kadar ki Allah, insanı kendine ibadet etsin diye yaratmış ve insanın dışındaki her şeyi de insan için yaratmış ve emrine vermiştir. Değerli Kelam Bilgini Şaban Ali Düzgün’ün söylediği gibi : “ İnsan amaçlı bir varlıktır. Amacı olmayan varlık insan olamaz.” Evet! İnsan amaçlı bir varlıktır, insanın varoluşunun tek amacı Allah’ı bilmek ve O’na kulluk etmektir. İnsanın yaratılışının başka bir amacı da yoktur.

Ve Allah insanı bu amacı gerçekleştirecek yapıda ( fıtratta) yaratmıştır.

2/31: “ Allah Adem’e bütün isimleri öğretti.” 

2/33: “ Ey Adem! Eşyanın bütün isimlerini meleklere analat dedi”

15/29: “ Ona şekil verdiğim ve ona ruhumdan üfediğim zaman,  hemen secdeye kapanın.”

Fatır 39: “ Müminler yeryüzünün halifeleridir.”

İnsan Allah’ın ruhunu taşımaktadır. İnsanın taşıdığı bu ruha emanet denilir. İnsan bu dünyada Allah’ın emanetini kuvveden fiile çıkartmakla mükellefdir.

İnsan fıtratı bütünlüğü içerir. Diyebilirzi ki insan kozmik bütünlüğü olan bir varlıktır. Maddi ve manevi yönleriyle insan bütünsel bir varlıktır. İnsan ruhu ile hakk’a bağlı, nefsiyle halkın içindedir. İnsanın kozmik bütünlüğünü bozan ve hatta kaybettiren, onun halk içindeki durumudur. İnsan yaratılmış olanlarla ilgisini artırarak asıl misyonunu unutuyor, nimetler hakk ile arasına perde oluyor ve hakk’a karşı sorumluluğunu engellliyor. Ve sonunda insan Allah’ı bile unutuyor, iyice zıvanadan çıkıyor.

İnsanın fıtrata göre yaşaması ahlkatır. Ahlak, fıtratın bir gereğidir. İnsan hem Allah ile hem de halk ile ahlakla yaşamak zorundadır. Toplumsal hayat, huzur ve işbirliği ahlakla olmuyor mu?..

Bu yazarın diğer makaleleri

Bu kategorideki Makalelerden