5 Aralık 2021

 

“San’atın zirvesi, rûhun dinlenme noktasıdır. 

Her çeşit rahatsızlık vesîlesinden arınmış bir mahfîl, san’ata hedef yapılan “güzel”in taht’ıdır.

 Orada, sâdece “güzel” değil, “iyi” ve “doğru” da süzülerek uçmaktadır.” 

Diyen düşünce bozkurtu,  dijital ak sakal,  KorKUT ATA nın izinde koşan ozan Turgut Güler in sözleri ile başladım , egünceme. Sanat ile sürdürülebilir yaşam kültürü tasarımı yapılabilir. Doğrusal ekonomiden, döngüsel ekonomiye geçmek özünde bir kültür meselesidir. Yeşil zihinsel dönüşüm sanat ile gerçekleşir. İstanbul  Zorlu Center da farklı sanatçıların dönüştürülebilir malzemelerden hazırladığı eşsiz heykellerden oluşan İleri Dönüşüm Heykel Sergisi gördüğünüzde yeşil zihinsel dönüşüm için ilk adımı atabilirsiniz.

Link- ileri dönüşüm sanatı

https://www.instagram.com/p/CUNMLuNK-wZ/

Contemporary Istanbul Vakfı ve Yves Rocher Vakfı iş birliğiyle gerçekleşen “Terra Incognita” sergisi, sanatseverler  ile buluştu. Ekolojik dengesizliklere odaklanan sergi, Yves Rocher Vakfı’nın 2007 yılından beri tüm dünyada gerçekleştirdiği “Plant for Life” (Yaşam İçin Ağaç Dikin) projesine eklemleniyor. Sanatsaverler aynı zamanda ekolojik okur yazardır.

Link- yaşam için ağaç dikin contemporary İstanbul da 

https://www.instagram.com/p/CUF76jiAxTP/

Ekolojik dönüşüm için kültür ve sanat raporu kaleme alan Doç. Dr. Hande Paker  “İçinde bulunduğumuz ekolojik kriz hem yerel hem küresel olarak tecrübe ettiğimiz en yaşamsal sorun. İklim krizi bir yandan gezegenimizi tahrip ederken diğer yandan toplumsal ve ekonomik eşitsizlikleri artırıyor. Krizi atlatabilmek için gereken dönüşüm iklim adaletiyle şekillenmiş siyasal ve kültürel bir eksen değişimi. Bu değişim için kültür sanat aktörlerinin devreye soktuğu çeşitli yeşil araçlar bir başlangıç yaratıyor. Dönüşüm hem kültür-sanat alanında hem de çevre hareketleri tarafından benimsenen yerele odaklanma, katılımcılık, ağ kurma gibi yeni pratiklerle güç kazanıyor “ diyor.

Link- ekolojik dönüşüm için kültür ve sanat raporu

https://www.iksv.org/tr/haber/iksv-den-yeni-bir-kultur-politikalari-raporu-ekolojik-donusum-icin-kultur-ve-sanat

Zihinsel yeşil dönüşüm için ülkemizde hazırlanmış tek kaynak olan bu rapordan bazı alıntılar yapmak isterim.

“Yaptığınız işe sadece sürdürülebilirlik demek yerine iklim adaleti lensiyle bakıyorsanız, hem siyasetle ilgili hem de bu meselenin küresel perspektifte kesiştiği diğer konularda  eleştirel düşünmelisiniz ve siyaset ve ekonomiden bağımsız olmadığını anlamalısınız. Kültür-sanat alanının ekolojik kriz karşısında çözüm geliştirmesine aracılık etmek için çalışan Creative Carbon Scotland (CCS), iklim değişikliğinin sadece teknik ve bilimsel bir mesele değil, kültürel bir sorun olduğunun altını çiziyor. Kültürü genel anlamıyla dünyada yaşama şeklimiz olarak tanımlayan kurum, bu yaşam şeklinin aşırı tüketim ve fosil yakıt ile şekillendiğini, daha dar anlamıyla kültürün ise bu yaşama şeklinin ifadesi ve yansıması olduğunu belirtiyor. Dolayısıyla sürdürülebilir bir toplum için kültürel değişim gerekiyor. Pek çok kültür-sanat aktörü sürdürülebilirliğin tesis edilmesi için gereken ekolojik dönüşümün kültürel değişimle mümkün olabileceğini düşünüyor. Bu kültürel dönüşümün parçası olarak insan-doğa ilişkileri, insan-insan ilişkileri, bilgi üretim yöntemleri, vatandaş katılımı ve topluluk odaklı çalışma ile karşılıklı ve birlikte üretim üzerine düşünmek gerekiyor. Bu anlamda kültür-sanat, içinde bulunduğumuz ekolojik kriz ve özellikle de iklim değişikliği ile ilgili farkındalığı artırmak için büyük bir potansiyele sahiptir. Kendimizi dünyada yeniden konumlandırabileceğimize olan inancı canlandırmak için şimdi her zamankinden daha fazla  ütopik düşünceye ihtiyacımız var. “

 

Tuva dostu olmak, ütopik bir düşüncedir, suya, ormana, göle, dağa saygı duymaktır. Tuvalılar bu ütopik düşünceyi yaşar. Sarıkeçeliler gibi. Sürdürülebilir yaşam kültürünün kaynakları tuva da yaşar.

#karezcanal2050 Uzgörüsü ise bu düşüncenin bir meyvesidir. Bruni AKI Evren ekosisteminin sürdürülebilir kalkınma amaçlarına göre güncellenmesidir. Turfan da 2500 yıllık mühendislik eseri olan su kanalları hala bağları sulamaktadır.

Bugün artık iki gerçeği çok net bir şekilde görmek gerekiyor: İKLİM DEĞİŞİMİ gezegenimizi tehdit eden acil bir durum ve ÇÖZÜM ZİHİNSEL DÖNÜŞÜM ile mümkün olacak. Bizim ise özümüze dönmemiz yeterli. Doğrusal ekonomiden vazgeçip, döngüsel ekonomiye uyum sağlamalıyız ,  iklim değişimini önlemek için. Düzen değişmez ise iklim değişir. Yunus Emre zaten son sözü söylemiş, benim bu söz üstüne söz söylemem ne haddime.

“Söz ola kese savaşı söz ola bitire başı
Söz ola ağılı aşı bal ile yağ ede bir söz”

Tuva dostu Cahit Günaydın #karezcanal2050 

Bu yazarın diğer makaleleri

Bu kategorideki Makalelerden