30 Kasım 2022
Aşağıdaki yazı Sayın Ferhat Kurban TANRIDAĞLI paylaşımından alınmıştır.
 
Sayın Başkanım,
Samarkand’a  giderken bazı bilgi notlarını iletmek istedim, yanınızda bulunsun. Yolluğum olsun, Uygurlar buna “Ak yol Bolsun” derler.
 
1990‘da Sovyetler birliği dağıldıktan sonra Orta Asya’da siyasi boşluk oluştu, Önceleri Türkiye bölgede faaldi, boşluğu doldurmak üzereyken 1993 ten sonra Türkiye’nin AB gümrük üyeliğine girme sevdasına odaklanmasıyla, Türk Dünyası boş bırakıldı. Durumu  fırsata çeviren Çin boşluğu doldurdu ve 1996 yılında “Şanghay Beşlisi (ŞİO)”ni kurdu. Üye ülkeler Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan idi.
Çin, bu Beşliyi kurarken öncelikli amacı Orta Asya’da esen bağımsızlık rüzgarlarının Doğu Türkistan’a sıçramasını önlemek, Uygurları Türk Dünyasından ve Dünyadan soyutlamak idi.
ŞİÖ Nedir? Ne amaçla Oluşturulmuştur? 
Çin Şanghay Beşlisini kurarak attığı bu stratejik adımla hem siyası amacına ulaştı hem ekonomik olarak üretim fazlası ucuz Çin malları için büyük bir pazar elde etmiş oldu. 2001 yılında Özbekistan’ı da içine alıp “Şanghay İşbirliği Örgütü” olarak büyüttü. Örgütün sekretaryası Çin’in başkenti Pekin’de, “Bölgesel Terörle Mücadele Kuruluşu” ise Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te bulunuyor. Bu örgütün güvenlik anlaşması çerçevesinde Çinli Polisler Üye ülkelerden Uygur işadamlarını ve tehlikeli bulduğu Uygur aydınları  eliyle koymuş gibi bulup hiçbir prosedüre tabi tutulmadan Çin’e götürüp zindanlara atabilmektedir.
ŞİÖ’nün gerçek yüzü: “Şanghay Beşlisi “veya “Şanghay İşbirliği Örgütü” Türk Dünyasının Boynuna geçirilen bir Boyunduruktur. Türkiye Boyunduruğun dışında kalan en güçlü Türk devleti olarak Çin’in ve Rusya’nın hedefindendir!
Çin Süper güç olunca ŞİÖ ve Türkistan üzerindeki gerçek emelini dünyaya Şöyle ilan etti:
“Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Tacikistan ve Sincan Orta Asya olarak adlandırılır. Orta Asya Tanrının bugünkü Çinlilere lütfettiği zengin bir pastadır”.
“Orta Asya’da bizim gözlerimiz ilk önce Rusya ve Amerika gibi rakiplerin üzerinde olacak, ancak geniş açıdan bakarsak korkarız ki en güçlü rakibimiz Amerika veya Rusya değil; Türkiye’dir!” (Bak: F.K.T, Çin’in Batı Bölge Teorisi)
ŞİÖ aslında Türk Milleti üzerinde uygulanan “Kardeşi Kardeşe Boğdurma” projesidir 
Günümüzde halen “Esir Türkler” var. Ve bu Esir Türklerin büyük çoğunluğu Çin ve Rusya'nın pençesinde boğulmaktadır.
G7, AB, NATO başta olmak üzere Uygar Dünya ilk defa Çin yayılmacılığını engellemek, Çin tehdidi ve Rus barbarlığına karşı koymak için bir saf oluşturmuş ve bu Uygarlık safının kararlı duruşu sayesinde Uygurlar tarihte ilk defa dünya gündemine oturmuş, Çin’in Uygurları sessizce yok etme planları ifşa olmuştur. Derken, Türkiye ve Türk dünyasının Tarihi düşmanlarımızın imdadına koşup, onlara can suyu olması son derece trajikomik bir durum değil mi? 
Genç Türk Cumhuriyetleri Çin’in tatlı sözleriyle sarhoş olmuş, Rus’un heybetine boyun eğmiş olabilir. Binlerce yıllık devlet tecrübesi olan köklü devlet, Türk Milletinin yegane istinatgahı Türkiye bu kanlı projeye ortak olabilir mi? 
Hep birlikte düşünelim; Uygar dünyaya karşı bir güç oluşturulacak, Bu eksenin başını Rusya çekecek, bir tarafta Çin bu ekseni toparlayacak, İran pusuda bekleyecek ve bu oluşuma katılan Türkiye kazançlı mı çıkacak? 
Günün sonunda bu tescilli Türk Düşmanlarının araya aldıkları Türkiye’yi el birliğiyle boğmayacağı nereden belli? 
Çözüm Önerim: 
Büyük devlet olmanın gereği olarak, Türkiye  daha kalıcı bir çıkış yolu olarak, kendi önderliğinde oluşturulan manevi coğrafya  (gönül coğrafyası) ülkelerini kapsayan yeni bir bölgesel işbirliği teşkilatı olan TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATI (TDT)”nı güçlendirmeye odaklanmalı, bütün maddi ve akli gücünü TDT için harcamalıdır. Buna Paralel olarak Türk Cumhuriyetlerinin “ŞİÖ”den çekilmeleri sağlanmalı, “ŞİÖ”nün içi boşaltılmalı ve felç edilmelidir. 
Böylece Türk Düşmanlarının “Kardeşe Kardeşe Boğdurma” projesi başlarına makus edilmeli, “Esir Türkler” kavramı tarihin derinliklerine gark edilmelidir!