25 Eylül 2023

Türkiye geleceğini belirleyecek tarihi bir seçim geçirdi. Hemen peşi sıra da “kazanan” ve “kaybeden” tartışmaları başladı.  İşin doğrusu “kazanını olmayan” bir seçim olduğunu düşünyorum. Sadece daha “az kaybeden” ve “çok kaybeden” var. Muhalefet o kadar kaybetti ki, iktidar kazanmış intibaı veriyor.

Aslında bu sonuçlarla millet çok ince bir ayar yaptı. Milletin ferasetine hayran olmak lazım. 

Sonuçlara biraz derinden bakılırsa görülecek ki AK Parti esasta kazanmadı; geriledi: Oy oranı % 42’den 37’ye indi. Bütün imkanlara ve gayretlere rağmen sayın Cumuhurbaşkanı da ilk turda seçimi alamadı. Açıkca görünüyor ki ikinci turda sayın Erdoğan farkla yeniden seçilecek. Ancak önceki cumhurbaşkanlığını ilk  turda alan sayın Erdoğan'ın ikinci seçimde milletin %50’sini etrafında toparlayamaması bir tedirginliğe ve bir handikapa işaret ediyor. Umarım milletin verdiği ince mesaj anlaşılır ve ona göre hal ve tarz değiştirilir. Sadakat yerine liyakat artık devlete gelir.

Büyük kaybeden sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve arada harcanarak kaybettirilen Cumhuriyetin kurucu partisi olan CHP oldu. Sayın Kılıçdaroğlu ve dar çevresinin cumhurbaşkanlığı hırsı öyle bir hırstı ki, CHP’nin eriyişini bile umursamıyordu. Çünkü bu hırsı sayın Kılıçdaroğlu’na yaşatanlar CHP’li değildi, CHP’nin ilke ve tarihi umurlarında değildi, sadece CHP’yi kullanıyorlardı. Yaşanan bu denli büyük sıkıntılara ve siyasal iktidarın yanlışlarına rağmen oyunu hala % 25’de tut ve çıkardığın milletvekillerinin neredeyse % 20’sini 0 - 1 aralığındaki partilere ver. Ana kadrolarını seçim dışı tutarak riske et. Hata o kadar çok ki hangisi tartışılsın? Diğer her şeyi karartan bu hırs insanı da çevresini de bitirir, nitekim bitirmekte! 

Her türden bölücüler ve solcu olmayan solcular da halk tarafından sahadan yavaş yavaş uzaklaştırılıyorlar. Belli ki uzantısı oldukları komprodor burjuvazinin köşklerine doğru evrilecekler. Millet’in gönlünde ve aklında onlara yer yok.

….

Milliyetçilerin kazandığı iddia ediliyor. Halbuki sonuç ortada: Aslında ayrılıklar perçinlendi. 

MHP’nin oyu %10.5, İYİ P -kaldı ki kendini orta sağda konumlandırıyor- %9.5, Zafer P %2, BBP %1. Bunun neresi başarı?

MHP’nin oyu % 6-7 civarında bekleniyordu, AK P içinden gelen kızgınlık oyları bu oranı yukarı çekti ki içerden gelen bu çekilmeye başarı denilebilir mi? Dahası MHP’nin uzaklaştırıcı tavrı sayın Sinan Oğan’ın etrafında bir miktar yığılmaya neden olarak sayın Erdoğan’ın ilk turda seçilememesinde de en ciddi neden oldu. 

İYİ P bir adım ileri gidemedi, vekil sayısı azaldı, güven kaybına neden oldu, bir merkeze bir sağa bir sola yalpalayarak tarihin karanlıklarına doğru yuvarlanıp gidecek gibi. İkinci turda İYİ P tam ters bir manevra da yapabilir, yaparsa şaşırmamak lazım. 

Zafer P’de, BBP’de işte bu kadar! 

Sayın Sinan Oğan’ın % 5’i aslında iki tarafa da reksiyoner milliyetçi oylar.  Sayın Oğan kalksa “Millet İttifakı ile anlaştık, oylarımız ikinci turda oraya” dese % 5’in ne kadarını yönlendirebilir: % 2’sini mi, 1’ini mi?

Sonuç olarak milletin uyarısı sıkı bir dikkatle ve uzmanlarca didik didik edilerek okunmalı.

Bu sistem, bu düzen, bu siyaset bize ait değil, milliyetçilere ait değil. Türk milliyetçilerine yeniden bir Türk medeniyeti yaratacak; bilime, sanata, felsefeye yön verecek, yol açacak  bir “dünya görüşü” lazım. Türk milliyetçilerine ait bir bilim felsefesi, bir metodoloji, ortaya çıkarılmış bir varlık felsefesi, özgün bir siyaset felsefesi, ekonomi-politik değerlendirmeler-kurgular, ahlak kuramları tartışmaları var mı? İşte böylesi bir dünya görüşü oluşturmanın peşine düşülmeli!

Eğer bu husus idrak edilebilirse tarihi seçimin kazananı Türk milliyetçileri olacaktır. 

Yazar Hakkında:

Muzaffer METİNTAŞ

Muzaffer METİNTAŞ

Muzaffer Metintaş, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde göğüs hastalıkları profesörüdür. Akademik çalışma alanı akciğer kanseri, mezotelyoma ve plevra hastalıklarıdır. Bilim felsefesi, medeniyet araştırmaları ve zihin engelliliği sosyal ilgi alanlarıdır. ESOGÜ  Akciğer ve Plevra Kanserleri Uygulama ve Araştırma Merkezi, ESOGÜ Tıp Fakültesi Pulmoner Onkoloji Ünitesi, SOMET Zihinsel Gelişim Derneği kurucusudur.