18 Eylül 2021

Türküler alemde hoş avazımız,

Havalanır gider gönülden dile.

Muhabbet deminde çalsın sazımız,

Türk’ün türküsünden bir söyle hele.

Yüce dağ başında kar erir gibi,

Sevdalar çöllerde göğerir gibi,

Emrah’lar öteden el verir gibi,

Türk’ün türküsünden bir söyle hele.

Baharın söylesin güzün söylesin,

Ellerin söylesin sözün söylesin,

Mızrabın söylesin sazın söylesin,

Türk’ün türküsünden bir söyle hele.

Usuldan başlarsa garip ayağı,

Bağrıma saplanır bir gam bıçağı,

Yorgun akşamlara yükleyip dağı,

Türk’ün türküsünden bir söyle hele.

Şu dağlar yerinden sökülmesinler,

Yıldızlar yerlere dökülmesinler,

Aşıklar göklere çekilmesinler,

Türk’ün türküsünden bir söyle hele.

Ah eden bülbülün bak bir halına,

Kandan çiğ düşürmüş gülün dalına,

Sesini uzatıp sazın teline,

Türk’ün türküsünden bir söyle hele.

Hakk’ı bilmeyenden başlarsa çile,

Zaman ümit olur dökülür Nil’e.

Gökyüzünde gezen turnalar ile,

Türk’ün türküsünden bir söyle hele.

Turnalar gezsinler Turan ilini,

Getirsinler bize Kafkas yelini,

Aparıp sellerden Sara Gelin'i,

Türk’ün türküsünden bir söyle hele.

Sevgidir elbette zorun kolayı,

Bir millet olanlar çeker halayı,

Dökülsün yollara düğün alayı,

Türk’ün türküsünden bir söyle hele.

Itri’nin tekbiri sinmiş ruhlara,

Minnetimiz olmaz ham ervahlara,

Geceyi ışıtan şu sabahlara,

Türk’ün türküsünden bir söyle hele.

Yesevi atanın yoldaşlarıyla,

Karacaoğlan’ın haldaşlarıyla,

Yusuf’un kuyuca gözyaşlarıyla,

Türk’ün türküsünden bir söyle hele.

Biz elest bezminde demişiz "belî",

Gönlümüze koyduk aşk kokan eli,

Taptuk Emre, Yunus, Bektaşı Veli,

Türk’ün türküsünden bir söyle hele.

 Yanan pervaneden kül alıp çağır,

Yolun yolcusundan gül alıp çağır,

 Korkut Ata’mızdan el alıp çağır,

Türk’ün türküsünden bir söyle hele...

Mehmet Ali Kalkan