Suzan Çataloluk

Zamanın penceresinden baktım gökkuşağı ile o iğne deliğine,

Günah yüklü asi kervanlar gururla geçiyordu.

Arsız zılgıtlar çekiyordu aç çan sesleri…

İştah kırmızısı dudaklarıyla kahkahalardaydı bezirgân…

Şu sefilin kirli yatağında ölüyordu sıcacık kan,

Durmadan dönüyordu isyan tülünde çıplak rakkase…

Ve…

Bahara veda ediyordu Leyla’nın gece karası gözlerindeki yaşlar,

Şeyda bülbül deriyordu sessiz ağıtları Mecnun’un gönlünde…

 

Kapısını aralayıp zamanın, baktım bakır rengiyle yanan göklere,

Evren başağı düşerken,

Mizanda ağıt dolu sesler yalvarıyordu mahzun yüreklere,

Sevap kefesi selam veriyordu feryat eden yoklara,

Kara elbisesiyle yorgun karmaşa can çekişiyordu…

 

Geçtim zamanın kapısından, veda ettim zorlu serüvene,

Sinsi korkular yoldaşken hep o kısacık, mahcup rüyaya,

Hiçlik merhaba diyordu dipsiz ateş diliyle yalancı dünyaya,

Ve….

Evrenler dürülüyordu…

Sonsuzluk hüzünlü masumlara gülümserken,

Tek sevgiliden kutlu selamlar söylüyordu…

Suzan ÇATALOLUK

Medeniyet Tasavvuru

Mehmet BULUT
Ahlak ve İktisat

Tavsiye Edilen Bağlantılar

Bize Yazın

SAYAÇ

19695963