14 Haziran 2021

Biz Yunus’u sebakın evliyadan okuduk. Gizli değil belliyiz şimdi zaman içinde. 

 

Vahit Ümmi

25.

Güz sarısı benizlerde solar marazi bir ağlayış

Kıtlık kabaran öfkesiyken kurak ovaların

Bir Hülagü fitnesinin zulmüne dağlar sarsılır

Sen sevinin gücüyle karşı durursun dâvinin zalimlerine

Haramiler kesse de yolunu göçüp gitmeye devam edersin

Toynaklarından çıngılar saçan tozkoparan küheylanlar ile

Yenik düşler yüreklerde sızlar ağızlarda ağıt olur

Sonra sen gelirsin Pir-i Türkistan ocağından atsız pusatsız

Bir köseğinin peşinden yeni destan çağlarına yürürsün

Bin ümit bağışlarsın sinelerde oturup kalan sancılara 

26.

Erdem çağının ışığıdır bozkırdaki kanat sesleri

Ay şafağında tuğralı ferman üzere yüklersin göçünü

Aşkın hikmetlerini söylersin cennet kapılarının önünde

Senin lisanında çağlar Türkistan bilgelerinin nehirleri

Sensin bozkır ayazına gönül sıcaklığı getiren derviş

Ulu çınar dallarında kuşlar paylaşır verdiğin mutluluğu

Güller dikersin çorak toprağın bağrında açacak

Kaybedilmiş güzellikleri bulursun kayıp hazineden yeniden

Ülkün Ahmet Yesevi’nin vasiyetidir çağları aşan

Dolaşır Anadolu yaylasını bir hümanın uçuşunda

27.

Sen çığralar açarsın yamaçlardan bilinmedik mekânlara

Şimdi bak kutlu bir dileklerle çiçeklenmiş diri kalplere

Nişanlı beş bin melek gelir erenler yardımına

Büyük müjdenin haberine baharın bin rengi açar

İnsanlar karasevdaları ile bağlanırlar toprağa

Bu yüzden Anadolu baştanbaşa aşkın ülkesidir

Bil ki hamuru Yesevi ocağında mayalanmıştır

Biter kara fetret dönemi sel akar yatağından Anadolu’ya

Şafak söker nefesinden kuytu köşesine yetimlerin

Güvenli bir beldedir şimdi nehirleri sevaplara ulaşan

Bu yazarın diğer makaleleri

Bu kategorideki Makalelerden