29 Eylül 2021

Hiç şüphe yok ki, Yunus Emre’yi anlamaya çalışmak beyhude bir emektir. Ondaki hali yaşamak imkân ve kudretinden mahrum olanlar tıpkı meyvasız, çiçeksiz ağaca bakarak bir odun yığını gördükleri gibi Yunus Emre’yi hiçbir zaman anlamayacaklardır. Biz sadece onun mısraları ile bestelerini okuyup zevkleniyoruz. Bu zevk, nazım ve musiki zevkidir. Yunus daima bizden uzaklardadır. Ancak bir hilkat kırıntısı olan varlıklarından utanarak sahibine sığınmak cesaretini gösterenler onu anlarlar. İçyapısı tamamen yok edilmiş, bir nesle Yunus’u anlatmaksa evham ile oynamaktan başka ne olabilir? Bugün onun teneffüs ettiği hakikat havasının tam zıddı olan bir kutupta yaşıyoruz. Ondaki harareti hiç anlamayacak kadar damarlarımız donmuştur.  

Nurettin TOPÇU

 

40.

Suya bakıp seni yazmayı diledim sancılı bir güvercinle

Ben rüzgârın dilini öğrenmiştim Horasanlı bir dervişten

Suya bakmayı da sen koydun belleğime dün gece

Eksiğim tamamlandı bu huzur dergâhının kapısında

Sen kuraklığım için çoğalttın bereketini hazinenden

Bir âhi duasıyla gül dalları tomurcuklandı Bismillah

Muhabbetler mayalandı el verildi can dilinden canlara

Bin fikir birleşti toprak ve suyun efsununu çözünce yol erleri

Tövbesi pir elindendi er eteği tutunca aşk ehlinin ahvali

Bir merhamet durağında cömertliğin armağanıdır Anadolu’ya

41.

Sen zamanın bilmecesini çözersin ben has bahçende çiğ olurum

Depreştirirsin Anadolu yalnızlığını nice baharlar getirip

Ben yağmurlarına gözyaşlarımdan uyaklar yaparım 

Tesellisin mahcup pişmanlıklarla mâziye ağlayışıma

Dilindeki ışık aydınlatır köhne yürek karanlığımı

Ben söz zulmünün mültecisiyken sığınağımsın çaresizliğime

İçimden ebabiller uçurursun sevincime ezgi olup

Gül yaprağı seccadede divana dururuz şükrümüz edasına 

Şimdi yoksul dizelerimde şehrâyindir adındaki gizem

Kurak yatağında suyu uyanır ırmağımın akarım sana doğru

Yunus Emre’yle Hasbihal - 14

Hiç şüphe yok ki, Yunus Emre’yi anlamaya çalışmak beyhude bir emektir. Ondaki hali yaşamak imkân ve kudretinden mahrum olanlar tıpkı meyvasız, çiçeksiz ağaca bakarak bir odun yığını gördükleri gibi Yunus Emre’yi hiçbir zaman anlamayacaklardır. Biz sadece onun mısraları ile bestelerini okuyup zevkleniyoruz. Bu zevk, nazım ve musiki zevkidir. Yunus daima bizden uzaklardadır. Ancak bir hilkat kırıntısı olan varlıklarından utanarak sahibine sığınmak cesaretini gösterenler onu anlarlar. İçyapısı tamamen yok edilmiş, bir nesle Yunus’u anlatmaksa evham ile oynamaktan başka ne olabilir? Bugün onun teneffüs ettiği hakikat havasının tam zıddı olan bir kutupta yaşıyoruz. Ondaki harareti hiç anlamayacak kadar damarlarımız donmuştur.  

Nurettin TOPÇU

 

40.

Suya bakıp seni yazmayı diledim sancılı bir güvercinle

Ben rüzgârın dilini öğrenmiştim Horasanlı bir dervişten

Suya bakmayı da sen koydun belleğime dün gece

Eksiğim tamamlandı bu huzur dergâhının kapısında

Sen kuraklığım için çoğalttın bereketini hazinenden

Bir âhi duasıyla gül dalları tomurcuklandı Bismillah

Muhabbetler mayalandı el verildi can dilinden canlara

Bin fikir birleşti toprak ve suyun efsununu çözünce yol erleri

Tövbesi pir elindendi er eteği tutunca aşk ehlinin ahvali

Bir merhamet durağında cömertliğin armağanıdır Anadolu’ya

41.

Sen zamanın bilmecesini çözersin ben has bahçende çiğ olurum

Depreştirirsin Anadolu yalnızlığını nice baharlar getirip

Ben yağmurlarına gözyaşlarımdan uyaklar yaparım 

Tesellisin mahcup pişmanlıklarla mâziye ağlayışıma

Dilindeki ışık aydınlatır köhne yürek karanlığımı

Ben söz zulmünün mültecisiyken sığınağımsın çaresizliğime

İçimden ebabiller uçurursun sevincime ezgi olup

Gül yaprağı seccadede divana dururuz şükrümüz edasına 

Şimdi yoksul dizelerimde şehrâyindir adındaki gizem

Kurak yatağında suyu uyanır ırmağımın akarım sana doğru

Yunus Emre’yle Hasbihal - 14

Hiç şüphe yok ki, Yunus Emre’yi anlamaya çalışmak beyhude bir emektir. Ondaki hali yaşamak imkân ve kudretinden mahrum olanlar tıpkı meyvasız, çiçeksiz ağaca bakarak bir odun yığını gördükleri gibi Yunus Emre’yi hiçbir zaman anlamayacaklardır. Biz sadece onun mısraları ile bestelerini okuyup zevkleniyoruz. Bu zevk, nazım ve musiki zevkidir. Yunus daima bizden uzaklardadır. Ancak bir hilkat kırıntısı olan varlıklarından utanarak sahibine sığınmak cesaretini gösterenler onu anlarlar. İçyapısı tamamen yok edilmiş, bir nesle Yunus’u anlatmaksa evham ile oynamaktan başka ne olabilir? Bugün onun teneffüs ettiği hakikat havasının tam zıddı olan bir kutupta yaşıyoruz. Ondaki harareti hiç anlamayacak kadar damarlarımız donmuştur.  

Nurettin TOPÇU

 

40.

Suya bakıp seni yazmayı diledim sancılı bir güvercinle

Ben rüzgârın dilini öğrenmiştim Horasanlı bir dervişten

Suya bakmayı da sen koydun belleğime dün gece

Eksiğim tamamlandı bu huzur dergâhının kapısında

Sen kuraklığım için çoğalttın bereketini hazinenden

Bir âhi duasıyla gül dalları tomurcuklandı Bismillah

Muhabbetler mayalandı el verildi can dilinden canlara

Bin fikir birleşti toprak ve suyun efsununu çözünce yol erleri

Tövbesi pir elindendi er eteği tutunca aşk ehlinin ahvali

Bir merhamet durağında cömertliğin armağanıdır Anadolu’ya

41.

Sen zamanın bilmecesini çözersin ben has bahçende çiğ olurum

Depreştirirsin Anadolu yalnızlığını nice baharlar getirip

Ben yağmurlarına gözyaşlarımdan uyaklar yaparım 

Tesellisin mahcup pişmanlıklarla mâziye ağlayışıma

Dilindeki ışık aydınlatır köhne yürek karanlığımı

Ben söz zulmünün mültecisiyken sığınağımsın çaresizliğime

İçimden ebabiller uçurursun sevincime ezgi olup

Gül yaprağı seccadede divana dururuz şükrümüz edasına 

Şimdi yoksul dizelerimde şehrâyindir adındaki gizem

Kurak yatağında suyu uyanır ırmağımın akarım sana doğru

Bu yazarın diğer makaleleri

Bu kategorideki Makalelerden